Yazı · Bilişsel Psikoloji · Yayınlandı: 27 Temmuz 2026 · 11 dk okuma

Kelime Aklımdaydı Ama Bulamadım: Menopoz Geçişinde Beyin Sisi

Taha Batuhan Coşkun·Güncellendi: 2 Ağustos 2026

Menopoz geçişinde yaşanan beyin sisi; kelime bulma güçlüğü, unutkanlık, zihinsel yavaşlama ve dikkat dağınıklığı şeklinde hissedilebilir. Bu yakınmalar gerçek olsa da kısa bilişsel testlerde her zaman aynı ölçüde görünmez. Hormon dalgalanmaları, bölünen uyku, sıcak basmaları, duygu durumu ve günlük zihinsel yük birlikte etkili olabilir. Beyin sisini anlamak için tek bir test puanından çok belirtilerin ne zaman arttığına ve günlük yaşamı nasıl etkilediğine bakmak gerekir.

Bir konuşmanın ortasında çok iyi bildiğiniz bir isim aklınıza gelmeyebilir. Bir odaya girip ne yapmak istediğinizi unutabilir ya da daha önce kolayca yürüttüğünüz birkaç işi aynı anda takip etmekte zorlanabilirsiniz. Düşünceler yerindedir ama onlara ulaşmak eskisinden daha fazla çaba gerektiriyor gibidir. Menopoz geçişindeki birçok kişi bu deneyimi beyin sisi olarak tanımlıyor. Beyin sisi tıbbi bir tanı değil; unutkanlık, kelime bulma güçlüğü, zihinsel yavaşlama ve dikkat dağınıklığı gibi yakınmaları anlatmak için kullanılan gündelik bir ifadedir. Bu yakınmalar gerçek olabilir ve kişinin işini, ilişkilerini ve kendine duyduğu güveni etkileyebilir. Ancak yaşanan güçlükler her zaman standart bilişsel testlerde aynı büyüklükte görünmez. Bunun nedeni kişinin deneyimini yanlış yorumlaması değil, günlük yaşam ile test ortamının bilişi farklı koşullarda ölçmesidir.

Menopoz geçişindeki beyin sisini tek bir bellek bozukluğu olarak düşünmek yerine hormon dalgalanmalarının, uykunun, sıcak basmalarının, duygu durumunun ve günlük zihinsel yükün kesiştiği bir deneyim olarak ele almak daha açıklayıcı olabilir.

Menopoz geçişi yalnızca son adet tarihi değildir

Menopoz, son adet kanamasından sonra geriye dönük olarak belirlenen bir zaman noktasıdır. Perimenopoz ya da menopoz geçişi ise adet düzeninin değişmeye başladığı, hormon düzeylerinin düzensiz biçimde dalgalanabildiği daha geniş bir dönemi ifade eder. Bilişsel yakınmaların bu dönemdeki seyri herkeste aynı değildir. Bazı kişiler geçişin belirli evrelerinde kelime bulma ve dikkat sorunlarını daha yoğun yaşarken bazıları belirgin bir değişiklik fark etmeyebilir. Bu nedenle menopoz başlar ve bellek doğrusal biçimde bozulur gibi bir anlatı bilimsel bulgularla örtüşmez. Büyük bir toplum örnekleminde yürütülen 2026 tarihli çalışmada perimenopoz ve postmenopoz dönemindeki katılımcılar, premenopoz dönemindekilere göre daha fazla öznel bilişsel yakınma bildirdi. Buna karşılık çevrim içi bilişsel görevlerde gruplar arasındaki nesnel performans farklılıkları oldukça küçüktü (Naysmith vd., 2026).

Bu sonuç, yakınmaların önemsiz olduğunu değil, öznel deneyimle standart test performansının aynı şeyi ölçmediğini gösteriyor.

Beyin sisi yaşamak ile testte düşük puan almak aynı şey mi?

Günlük yaşamda zihinsel olarak zorlanan bir kişi, sessiz bir odada uygulanan kısa bir bilişsel testte normal sonuç alabilir. Çünkü test ortamında görevler genellikle tek tek sunulur, dikkat dağıtıcı etkenler azaltılır ve kişi ne yapması gerektiğini açık biçimde bilir. Günlük yaşamda ise bilişsel yük daha karmaşıktır. Kişi bir yandan toplantıyı takip ederken başka bir yandan gelen mesajlara yanıt vermek, sonraki işi planlamak ve çevresindeki sesleri filtrelemek zorunda kalabilir. Önceki gece iyi uyumadıysa veya sıcak basmaları nedeniyle sık sık uyandıysa bu yük daha ağır hissedilebilir.

Furey ve arkadaşlarının 24 çalışmadan 5.629 katılımcıyı kapsayan sistematik derleme ve meta-analizi, menopoz dönemindeki öznel bilişsel yakınmalarla nesnel test performansı arasındaki ilişkinin genel olarak zayıf olduğunu gösterdi. Anlamlı bulunan küçük ilişki daha çok öğrenme verimliliğiyle sınırlıydı; diğer bilişsel alanlardaki ilişkiler belirgin değildi (Furey vd., 2025). Bu uyumsuzluk, ölçümlerden birinin doğru diğerinin yanlış olduğu anlamına gelmez. Öz bildirim kişinin günler ve haftalar boyunca yaşadığı deneyimi yansıtır. Nöropsikolojik test ise belirli bir zaman diliminde ve belirli koşullar altında gösterilen performansı ölçer.

Kişi testi başarıyla tamamlayabilir fakat bunu eskisinden çok daha fazla çabayla yapıyor olabilir. Testten sonra zihinsel olarak tükenebilir veya aynı performansı gün boyunca sürdüremeyebilir. Toplam puan bu maliyeti her zaman göstermez.

Kelime neden akıldayken dile gelmez?

Menopoz geçişinde sık anlatılan deneyimlerden biri isimleri ve kelimeleri zamanında bulamamaktır. Kişi söylemek istediği kelimeyi bildiğinden emindir fakat o anda üretemez. Bu durum her zaman kelimenin bellekten silindiği anlamına gelmez. Dil üretiminde önce kavrama ve anlama ulaşılır, ardından uygun kelimenin ses biçimi etkinleştirilir. Dikkat bölündüğünde, kişi uykusuz olduğunda veya zihinsel yük arttığında bu erişim daha yavaş olabilir.

Bellek yakınmalarında da benzer bir ayrım vardır. Bir bilginin daha sonra hatırlanabilmesi için önce yeterince dikkatle öğrenilmesi gerekir. Kişi yorgunken bir konuşmayı yarım dikkatle takip ettiyse bilgi başlangıçta güçlü biçimde kaydedilmemiş olabilir. Saatler sonra ayrıntıları hatırlayamaması, kaydedilmiş bilginin kaybolmasından çok bilginin en başta yeterince işlenmemesiyle ilişkili olabilir. Bu nedenle beyin sisi bazen belleğin içindekilerin silinmesinden çok, dikkatin bilgiyi kaydetme ve gerektiğinde ona ulaşma sürecini zorlaştırması biçiminde yaşanabilir.

Araştırmalar nesnel bilişsel değişim buluyor mu?

Menopoz geçişinde nesnel bilişsel değişiklik bulunup bulunmadığı uzun süredir araştırılıyor. Bulgular tamamen tutarlı değil; ancak bazı çalışmalar sözel öğrenme, işlemleme hızı ve dikkatle ilişkili küçük ve geçici değişikliklere işaret ediyor.

Kadın Sağlığı Çalışması’nın uzunlamasına verilerini kullanan Greendale ve arkadaşları, menopoz geçişinin bazı evrelerinde katılımcıların tekrarlanan bilişsel testlerde normalde beklenen pratik gelişimini göstermediğini bildirdi. Burada gözlenen durum ağır bir bilişsel kayıptan çok, görev tekrarlandıkça beklenen performans artışının geçici olarak azalmasıydı (Greendale vd., 2009).

Grup ortalamalarında görülen küçük bir değişiklik, her kişinin aynı deneyimi yaşayacağı anlamına gelmez. Bir kişi belirgin kelime bulma güçlüğü yaşarken başka biri hiçbir bilişsel değişiklik fark etmeyebilir. Araştırma sonuçlarını kullanılan testler, katılımcıların yaşı, sağlık durumu, eğitim geçmişi ve menopoz evresinin nasıl belirlendiği de etkiler. Bu nedenle menopoz geçişine ait tek ve değişmez bir nöropsikolojik profil bulunduğunu söylemek için yeterli kanıt yoktur.

Hormonların rolü ne?

Östrojen, bellek ve dikkatle ilişkili hipokampus ve prefrontal korteks gibi beyin sistemleriyle etkileşim hâlindedir. Perimenopoz sırasında östrojen düzeyleri yalnızca düzenli biçimde azalmaz; bir süre belirgin dalgalanmalar gösterebilir. Bu hormonal değişimler bilişsel deneyime katkıda bulunabilir. Ancak hormon düzeyi ile kişinin günlük bilişsel performansı arasında basit ve doğrudan bir ilişki bulunmaz. Benzer hormon düzeylerine sahip kişiler farklı belirtiler yaşayabilir. Tek seferlik bir hormon ölçümü de kişinin kelime bulma veya dikkat güçlüğünü tek başına açıklamayabilir.

Perimenopozu nörolojik bir geçiş dönemi olarak ele alan Brinton ve arkadaşları, hormonal değişikliklerin beyin metabolizması ve sinirsel sistemlerle etkileşebileceğini vurguladı. Bununla birlikte yaş, damar sağlığı, menopozun doğal ya da cerrahi olması ve kişisel sağlık geçmişi bu süreçleri değiştirebilir (Brinton vd., 2015). Daha yeni araştırmalar da kişinin kendi içindeki hormon değişimleriyle bilişsel performans arasındaki ilişkinin herkeste aynı olmadığını gösteriyor. Bu nedenle hormonlar tablonun önemli bir parçası olabilir ancak bütün beyin sisini tek başına açıklamaz (Grummisch vd., 2023).

Uyku zihinsel berraklığı nasıl etkiliyor?

Menopoz geçişinde uykuya dalmak, uykuyu sürdürmek veya sabah dinlenmiş uyanmak zorlaşabilir. Gece terlemeleri ve sıcak basmaları uykunun sık sık bölünmesine neden olabilir. Bölünmüş uyku ertesi gün dikkati sürdürmeyi, bilgiyi hızlı işlemeyi ve çalışma belleğinde birkaç bilgiyi bir arada tutmayı zorlaştırabilir. Kişi yaptığı işe odaklanmak için daha fazla çaba harcayabilir ve normalde otomatik yürüttüğü işleri bilinçli biçimde kontrol etmek zorunda kalabilir. Bilişsel yakınma bu durumda yalnızca doğrudan hormonal değişimin sonucu değildir. Hormon dalgalanmaları sıcak basmalarını, sıcak basmaları uykuyu ve bölünmüş uyku ertesi günkü dikkati etkileyebilir.

Maki ve Jaff, menopoz dönemindeki beyin sisinin değerlendirilmesinde uykunun, vazomotor belirtilerin ve duygu durumunun birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor. Bu etkenlerin her biri bilişsel yakınmayı artırabilir ve aynı kişide birbirini besleyebilir (Maki ve Jaff, 2022). Yine de beyin sisinin tamamını kötü uykuya bağlamak da doğru değildir. Bazı kişiler uyku sorunu yaşamadan bilişsel güçlük bildirirken bazıları ciddi uyku bölünmesine rağmen belirgin bir yakınma yaşamayabilir.

Sıcak basmaları yalnızca sıcaklık hissi değildir

Sıcak basması sırasında terleme, bedensel rahatsızlık, kalp atımında değişiklik ve yapılan işin bölünmesi yaşanabilir. Kişi önemli bir konuşmayı takip ederken dikkati aniden bedensel duyuma yönelebilir. Gün içinde sık tekrarlanan bu kesintiler bilişsel performansın sürekliliğini bozabilir. Gece meydana geldiklerinde ise uykuyu bölerek ertesi günkü zihinsel işlevi etkileyebilirler.

Bu nedenle sıcak basmalarının bilişsel etkisi doğrudan ve dolaylı yolların birleşimi olabilir. Ancak vazomotor belirtilerle nesnel bilişsel performans arasındaki araştırma sonuçları tamamen tutarlı değildir. Belirtilerin kişinin anlatımıyla mı yoksa fizyolojik ölçümlerle mi değerlendirildiği de sonuçları değiştirebilir (Maki ve Jaff, 2022).

Daha dengeli yorum, sık ve şiddetli sıcak basmalarının bazı kişilerde uyku ve dikkat kesintileri üzerinden beyin sisi deneyimine katkıda bulunabileceğidir.

Duygu durumu yaşanan güçlüğü değiştirebilir

Menopoz geçişi bazı kişilerde depresif belirtilerin, kaygının, sinirliliğin veya stres duyarlılığının arttığı bir dönem olabilir. Bunların her biri bilişsel deneyimi etkileyebilir.

Kaygı arttığında kişi hata yapıp yapmadığını daha yakından izleyebilir ve daha önce önemsemediği küçük unutkanlıkları tehdit edici biçimde yorumlayabilir. Depresif belirtiler işlemleme hızını, dikkati ve motivasyonu etkileyebilir. Yoğun stres ise çalışma belleğinde başka düşüncelerin sürekli yer kaplamasına neden olabilir. Bunların bulunması bilişsel yakınmanın yalnızca psikolojik olduğu anlamına gelmez. Uyku, hormonlar, bedensel belirtiler ve duygu durumu aynı anda etkili olabilir. Bir etkenin saptanması diğerlerini geçersiz kılmaz.

Zhu ve arkadaşlarının 2026 tarihli araştırması, menopoz geçişindeki öznel bilişsel belirtilerin tek bir değişkenle açıklanamadığını; psikolojik belirtiler, uyku ve vazomotor yakınmalarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor (Zhu vd., 2026).

Naysmith ve arkadaşlarının geniş örneklemli çalışmasında da öznel bilişsel yakınmaların psikolojik belirtilerle ilişkisi, nesnel test performansıyla olan ilişkisinden daha güçlüydü. Bu sonuç bilişsel belirtilerin gerçek olmadığı anlamına gelmez; günlük deneyimin yalnızca laboratuvar testinde ölçülen bilişsel kapasiteden oluşmadığını gösterir (Naysmith vd., 2026).

Günlük yaşam yükü neden önemli?

Menopoz geçişi çoğu kişi için çalışma yaşamının, aile sorumluluklarının ve bakım yüklerinin yoğun olduğu bir döneme denk gelir. Kişi aynı gün içinde iş toplantılarını, evin düzenini, çocukların ihtiyaçlarını veya yaşlı aile üyelerinin bakımını takip ediyor olabilir. Bilişsel kapasitedeki küçük bir değişiklik, görevlerin az olduğu bir ortamda fark edilmeyebilir. Ancak kesintilerin ve çoklu görevlerin yoğun olduğu günlük yaşamda belirgin hâle gelebilir.

Kişi eskiden kolayca yaptığı işleri tamamlamak için daha fazla not almak, hatırlatıcı kurmak veya görevleri tek tek sıralamak zorunda kalabilir. Başarı düzeyi korunuyor olsa bile başarıya ulaşmak için gereken zihinsel çaba artmış olabilir. Bu nedenle beyin sisini değerlendirirken yalnızca kişinin bir işi yapıp yapamadığına değil, ne kadar çaba harcadığına ve aynı performansı ne kadar süre sürdürebildiğine de bakmak gerekir.

Hormon tedavisi beyin sisini giderir mi?

Menopoz hormonu tedavisi sıcak basmaları ve gece terlemeleri gibi belirtilerin tedavisinde kullanılabilir. Bu belirtiler azaldığında uyku ve gündüz işlevi de iyileşebilir; bazı kişiler bu nedenle kendisini zihinsel olarak daha berrak hissedebilir. Ancak hormon tedavisinin doğrudan bellek güçlendirici bir tedavi olduğu söylenemez. Bilişsel yakınmaları olan herkeste aynı etkiyi gösterdiğine ilişkin tutarlı kanıt bulunmuyor.

Tedavinin uygunluğu kişinin yaşına, sağlık geçmişine, menopoz evresine ve bireysel risklerine göre değişir. Bu nedenle yalnızca beyin sisini gidermek amacıyla herkes için önerilebilecek tek bir hormon yaklaşımı yoktur (Maki, 2026). Daha doğru yorum, menopozla ilişkili diğer belirtilerin tedavi edilmesinin bazı kişilerde bilişsel deneyimi dolaylı olarak iyileştirebileceğidir. Bununla birlikte bilişsel yakınmanın altında uyku bozukluğu, depresyon, tiroit sorunu, ilaç etkisi veya başka bir sağlık durumu bulunuyorsa bunların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Her unutkanlığı menopoza bağlamak doğru mu?

Menopoz geçişinde kelime bulma ve dikkat güçlüğü yaşanabilse de bu dönemde ortaya çıkan bütün bilişsel yakınmalar hormonlarla açıklanamaz.

Uyku apnesi, tiroit işlev bozuklukları, demir veya vitamin eksiklikleri, kronik ağrı, kullanılan ilaçlar ve ruhsal sağlık sorunları benzer belirtiler oluşturabilir. Bu nedenle yakınmalar yeni başladıysa, giderek artıyorsa veya günlük işlevi belirgin biçimde etkiliyorsa sağlık değerlendirmesi yararlı olabilir. Buradaki amaç yaşanan her unutkanlığı hastalık belirtisi hâline getirmek değildir. Tam tersine, menopoz etiketi nedeniyle başka ve tedavi edilebilir etkenlerin gözden kaçmasını önlemektir.

Beyin sisine tek bir neden aramak yerine örüntüye bakmak

Menopoz geçişindeki beyin sisi çoğu zaman tek bir mekanizmadan kaynaklanmıyor olabilir. Hormon dalgalanmaları, gece boyunca bölünen uyku, sıcak basmaları, stres ve yoğun günlük görevler aynı dönemde bir araya gelebilir. Bu nedenle belirtilerin hangi koşullarda arttığını gözlemlemek değerli olabilir. Kelime bulma güçlüğü kötü uyunan günlerde mi yoğunlaşıyor? Zihinsel yavaşlama sıcak basmalarının arttığı dönemlerde mi belirginleşiyor? Çoklu görev azaltıldığında odaklanmak kolaylaşıyor mu?

Not almak, hatırlatıcı kullanmak veya görevleri sıraya koymak bilişsel bir başarısızlık değildir. Bunlar zihinsel yükü dışarıya aktaran ve dikkati koruyan işlevsel düzenlemelerdir. Yine de birkaç gündelik stratejinin bütün sorunu çözmesi beklenmemelidir. Belirtilerin ağırlığı, kişinin sağlık koşulları ve yaşam yükü farklıdır. Gerektiğinde uyku, duygu durumu, vazomotor belirtiler ve diğer tıbbi etkenler birlikte ele alınmalıdır.

Zihin bulanıklaştığında gerçekte ne oluyor olabilir?

Menopoz geçişindeki beyin sisi, kelimelerin ve anıların bütünüyle kaybolduğu tek bir bellek sorunu olmayabilir. Bazı durumlarda asıl güçlük, dikkatin bilgiyi yeterince güçlü biçimde kaydetmesi veya doğru anda bilgiye ulaşmasıyla ilgilidir. Kişi günlük yaşamında belirgin bir değişim hissedebilir, fakat kısa ve yapılandırılmış bir testte normal performans gösterebilir. Bu iki deneyim birbirini geçersiz kılmaz. Biri günlük yaşamın sürekliliğini, diğeri kontrollü koşullardaki bilişsel kapasiteyi gösterir.

Menopoz geçişindeki bilişsel yakınmaları anlamanın en iyi yolu yalnızca tek bir test puanına veya tek bir hormon değerine bakmak değildir. Uykunun, sıcak basmalarının, duygu durumunun, günlük zihinsel yükün ve belirtilerin zaman içindeki seyrinin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Beyin sisi gerçek olabilir; fakat herkeste aynı biçimde ortaya çıkan, tek nedenli ve kaçınılmaz bir bilişsel bozulma değildir.

Kaynakça

Brinton, R. D., Yao, J., Yin, F., Mack, W. J. ve Cadenas, E. (2015). Perimenopause as a neurological transition state. Nature Reviews Endocrinology, 11(7), 393–405. https://doi.org/10.1038/nrendo.2015.82

Furey, R. T., Thomas, E. H. X., Kulkarni, J. vd. (2025). Subjective versus objective cognition during menopause: A systematic review and meta-analysis. Journal of the International Neuropsychological Society. Advance online publication. https://www.cambridge.org/core/journals/journal-of-the-international-neuropsychological-society/article/subjective-versus-objective-cognition-during-menopause-a-systematic-review-and-metaanalysis/E9889C5BBD621547C0EB25996EBDAFBD

Gava, G., Orsili, I., Alvisi, S., Mancini, I., Seracchioli, R. ve Meriggiola, M. C. (2019). Cognition, mood and sleep in menopausal transition: The role of menopause hormone therapy. Medicina, 55(10), 668. https://doi.org/10.3390/medicina55100668

Greendale, G. A., Huang, M. H., Wight, R. G., Seeman, T., Luetters, C., Avis, N. E., Johnston, J. ve Karlamangla, A. S. (2009). Effects of the menopause transition and hormone use on cognitive performance in midlife women. Neurology, 72(21), 1850–1857. https://doi.org/10.1212/WNL.0b013e3181a71193

Grummisch, J. A., Tottenham, L. S. ve Gordon, J. L. (2023). Within-person changes in reproductive hormones and cognition in the menopause transition. Maturitas. https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0378512223004103

Maki, P. M. (2026). Does MHT prevent or treat cognitive decline? Recent data converge on an answer. Climacteric. Advance online publication. https://doi.org/10.1080/13697137.2026.2671583

Maki, P. M. ve Jaff, N. G. (2022). Brain fog in menopause: A health-care professional’s guide for decision-making and counseling on cognition. Climacteric, 25(6), 570–578. https://doi.org/10.1080/13697137.2022.2122792

Naysmith, L. F., Ward, H., Elliott, P., Atchison, C. vd. (2026). Cognition and the menopause transition: Cross-sectional evidence from a large community cohort. npj Women’s Health. Advance online publication. https://www.nature.com/articles/s44294-026-00132-z

Zhu, C., Thomas, E. H. X., Arunogiri, S., Spector, A., Li, Q. vd. (2026). Factors associated with subjective cognitive symptoms during the menopause transition. Menopause. Advance online publication. https://journals.lww.com/menopausejournal/fulltext/2026/03000/factors_associated_with_subjective_cognitive.13.aspx

Taha Batuhan Coşkun

Taha Batuhan Coşkun

Psikoloji Lisans Öğrencisi

Taha Batuhan Coşkun, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nde dördüncü sınıf öğrencisi. Psikolojiye olan ilgisi, insan zihninin günlük hayattaki sıradan ama aslında oldukça karmaşık işleyişini merak etmesiyle başladı — neden bazı şeyleri unuttuğumuz, dikkatimizin nasıl yönlendiği, belleğin aslında ne kadar "güvenilmez" olabileceği gibi sorular onu bu alana çekti.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!

Yorum yapmak için giriş yapın.

Giriş Yap →