Yazı · Gelişim Psikolojisi · Yayınlandı: 18 Temmuz 2026 · 9 dk okuma

Ebeveynin Telefon Kullanımı Çocuğu Nasıl Etkiliyor?

Taha Batuhan Coşkun·Güncellendi: 19 Temmuz 2026

Çocukların ekran süresini tartışırken ebeveynlerin telefon kullanımını çoğu zaman gözden kaçırıyoruz. Araştırmalar, teknoloji nedeniyle bölünen ebeveyn dikkatinin çocukların problemli medya kullanımı ve bazı psikososyal güçlükleriyle ilişkili olabileceğini gösteriyor. Ancak ilişki tek yönlü değil; çocuk davranışı ve ebeveyn stresi de telefon kullanımını etkileyebilir. Asıl mesele telefonu tamamen bırakmak değil, çocukla kurulan küçük etkileşim anlarını mümkün olduğunca bölünmeden koruyabilmek.

Çocukların ekran süresi ebeveynlik tartışmalarının değişmez konularından biri. Tablet kaç dakika kullanılmalı, telefon ne zaman verilmeli, yemek sırasında ekran açık olmalı mı? Peki çocuk ekran kullanmazken ebeveyn telefona bakıyorsa ne oluyor? Bir çocuk heyecanla okulda yaşadığı bir şeyi anlatırken telefonumuza bildirim geliyor. Birlikte oynarken kısa bir mesaja cevap veriyoruz. Yemek sırasında ekrana birkaç kez göz atıyoruz. Bunların çoğu modern hayatın sıradan parçaları. Üstelik telefon her zaman eğlence amacıyla kullanılmıyor; iş, aile, sağlık veya günlük sorumluluklar da bizi ekrana yöneltebiliyor. Bu nedenle araştırmacıların sorduğu soru “Ebeveynler telefon kullanmalı mı?” değil.

Daha çok şu:

Teknoloji, ebeveyn ile çocuk arasındaki etkileşimi sık sık böldüğünde ne oluyor?

Bu durum araştırmalarda genellikle “technoference” kavramıyla anlatılıyor. Teknoloji ve müdahale anlamındaki “interference” kelimelerinin birleşiminden oluşan kavram, dijital cihazların insanlar arasındaki etkileşimin arasına girmesini ifade ediyor. Bir başka kavram olan “phubbing” ise yanımızdaki kişiyle ilgilenmek yerine telefonumuza yönelmemizi anlatıyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, ebeveynlerin teknolojiyle bölünen dikkatinin çocukların problemli medya kullanımı ve bazı duygusal ya da davranışsal güçlüklerle ilişkili olabileceğini gösteriyor. Fakat durum “Telefona bakan ebeveyn çocuğuna zarar verir” kadar basit değil. Çünkü aile içindeki etkiler çoğu zaman iki yönlü.

Mesele telefonun varlığı mı, dikkatin sürekli bölünmesi mi?

Bir ebeveynin çocuğunun yanında telefon kullanması çok farklı şeyler anlamına gelebilir. İşten gelen acil bir mesaja cevap vermek olabilir. Çocuğuyla birlikte bir fotoğrafa bakmak olabilir. Navigasyonu kontrol etmek veya büyükanneyle görüntülü konuşmak olabilir. Ya da çocuk bir şey anlatmaya çalışırken sosyal medya akışını tekrar tekrar yenilemek olabilir. Bunların hepsini aynı kategoriye koymak pek anlamlı değil. Bu nedenle araştırmalarda giderek daha önemli hâle gelen nokta, toplam ekran süresinden çok teknolojinin etkileşimi nasıl böldüğü. Bir ebeveyn gün içinde uzun süre telefon kullanabilir ama çocukla geçirdiği belirli zamanlarda dikkatini ona verebilir. Başka bir ebeveynin toplam telefon süresi daha kısa olabilir; fakat çocukla oyun oynarken veya konuşurken sürekli bildirimlere yönelmesi etkileşimi daha parçalı hâle getirebilir. Çocuk açısından önemli olan şeylerden biri, temas kurmaya çalıştığında zaman zaman karşılık alabilmesidir. Çocuk bir nesneyi gösterir, ebeveyn bakar. Bir kelime söyler, ebeveyn cevap verir. Üzüldüğünde yüzündeki değişiklik fark edilir. Bir hikâye anlatır ve karşısındaki kişinin gerçekten dinlediğini hisseder. Özellikle erken çocukluk döneminde bu küçük karşılıklı etkileşimler sosyal ve duygusal gelişimin günlük yapı taşlarından biridir. Telefonun araya girdiği her anın zararlı olduğunu söylemek mümkün değil. Fakat dikkat tekrar tekrar ve öngörülemez biçimde bölündüğünde bu küçük karşılıklılık anlarının bir kısmı kaçabilir.

Araştırmalar ne gösteriyor?

Bu alandaki ilk çalışmalar daha çok gözlemseldi. Radesky ve arkadaşlarının 2014 yılında restoranlarda yaptığı doğal gözlem çalışmasında, 55 yetişkin-çocuk grubu incelendi. Bazı yetişkinlerin mobil cihazlarına yoğun biçimde daldıkları dönemlerde çocuklarla etkileşimlerinin azaldığı görüldü. Bu çalışma telefon kullanımının çocuk gelişiminde belirli bir sonuca neden olduğunu göstermiyordu. Ancak önemli bir soruyu gündeme getirdi:

Ebeveyn fiziksel olarak çocuğun yanında olsa bile dikkati başka bir yerde olduğunda etkileşim değişiyor mu?

Sonraki yıllarda yapılan çalışmalar bu soruyu farklı yöntemlerle araştırmaya başladı. Myruski ve arkadaşları, bebeklerle yapılan deneysel bir çalışmada annenin etkileşim sırasında mobil cihaza yönelmesinin oluşturduğu kısa dikkat kesintilerini inceledi. Bebeklerin ebeveynin karşılık verme biçimindeki bu değişikliklere tepki gösterebildiği görüldü (Myruski ve ark., 2018). Bu tür deneylerin günlük hayatı tamamen temsil etmediğini unutmamak gerekiyor. Laboratuvarda kontrollü biçimde oluşturulan birkaç dakikalık bir kesintiyle evde yaşanan sıradan telefon kullanımı aynı şey değil.

Ancak bu çalışmalar olası mekanizmaya işaret ediyor:

Çocuk için yalnızca ebeveynin yanında olması değil, belirli anlarda iletişime açık ve karşılık verebilir olması da önemli olabilir.

Ebeveynin teknoloji kullanımı çocuğun kendi ekran alışkanlıklarıyla ilişkili mi?

Son yıllarda araştırmacılar özellikle bu soruya yöneldi. Zhang ve arkadaşlarının 2025 yılında yayımlanan meta-analizi, ebeveyn technoference'ı ile çocukların problemli medya kullanımı arasındaki ilişkiyi ele alan 53 çalışmayı ve 60 binden fazla katılımcıyı bir araya getirdi. Genel olarak iki değişken arasında orta düzeye yaklaşan pozitif bir ilişki bulundu. Başka bir ifadeyle, teknoloji nedeniyle ebeveyn-çocuk etkileşiminin daha sık bölündüğü ailelerde çocukların problemli medya kullanımının da daha yüksek olma eğilimi vardı (Zhang ve ark., 2025). Fakat burada kritik bir ayrıntı bulunuyor. İlişki, aynı anda ölçüm yapan kesitsel araştırmalarda, kişileri zaman içinde izleyen boylamsal araştırmalara göre daha güçlüydü. Bu bize temkinli olmamız gerektiğini söylüyor. Çünkü aynı anda iki durumun birlikte görülmesi, birinin diğerine neden olduğunu kanıtlamaz. Ebeveynin sık telefon kullanması çocuğun medya alışkanlıklarını etkiliyor olabilir.

Ama bunun tersi de mümkün. Problemli medya kullanımı veya zorlayıcı davranışları olan bir çocuk, ev içindeki stresi artırabilir. Ebeveyn bu stresle baş etmek için telefona daha fazla yönelebilir. Ya da ailedeki üçüncü bir etken, örneğin yoğun stres, hem ebeveynin hem de çocuğun ekran kullanımını artırıyor olabilir. Dolayısıyla elimizde güçlü bir ilişki var; fakat tek yönlü ve basit bir neden-sonuç hikâyesi henüz yok.

Duygusal ve davranışsal sorunlarla nasıl bir bağlantı var?

Araştırmalar yalnızca ekran alışkanlıklarına bakmıyor. Hou ve arkadaşlarının 2026 tarihli meta-analizi, ebeveyn phubbing'i ile çocuk ve ergenlerdeki içe yönelim ve dışa yönelim sorunlarını inceledi. İçe yönelim sorunları kaygı, depresif belirtiler veya sosyal geri çekilme gibi durumları kapsayabilir. Dışa yönelim sorunları ise saldırganlık veya davranışsal güçlükler gibi daha dışarıdan gözlenen davranışları içerebilir. Toplam 47 araştırmadan elde edilen bulgular, ebeveyn phubbing'i ile bu tür sorunlar arasında pozitif ilişkiler olduğunu gösterdi (Hou ve ark., 2026). Ancak bu alandaki çalışmaların çoğu yine kesitsel.

Bu nedenle:

“Ebeveyn telefona baktığı için çocukta kaygı gelişir.” demek doğru olmaz.

Daha dengeli ifade şudur:

Ebeveyn tarafından telefon nedeniyle görmezden gelinme veya dikkatin sık bölünmesi daha fazla bildirilen çocuk ve ergenlerde, bazı duygusal ve davranışsal güçlükler de ortalama olarak daha fazla görülüyor.

Liu ve arkadaşlarının 2026 tarihli geniş sistematik derlemesi de genel olarak benzer bir tablo ortaya koyuyor. Ebeveyn phubbing'i çeşitli sosyal, duygusal ve davranışsal sonuçlarla ilişkili görünüyor. Ancak çalışmaların yöntemleri, kültürel bağlamları ve ölçüm biçimleri oldukça farklı. Bu nedenle araştırma alanı artık birkaç küçük çalışmadan ibaret değil; fakat nedenselliğe ilişkin sorular hâlâ devam ediyor.

Belki de ortada karşılıklı bir döngü var

Bu konuyu anlamanın en yararlı yollarından biri, tek yönlü bir ok yerine bir döngü düşünmek olabilir. Bir çocuk ebeveyninin dikkatini çekmeye çalışıyor. Telefon bildirimi geliyor. Ebeveynin dikkati kısa süreliğine başka yere kayıyor. Çocuk daha yüksek sesle konuşuyor, davranışını yoğunlaştırıyor veya tekrar tekrar temas kurmaya çalışıyor. Ebeveynin stresi artıyor. Ebeveyn kısa bir mola veya rahatlama için yeniden telefona yöneliyor. Çocuk daha fazla dikkat talep ediyor. Bu olası döngü zaman içinde iki tarafın davranışlarının birbirini beslemesine yol açabilir.

McDaniel ve Radesky'nin boylamsal çalışmaları da teknoloji kesintileri, ebeveyn stresi ve çocuk davranış sorunları arasındaki ilişkinin basit bir “ebeveynden çocuğa” modeliyle açıklanamayabileceğine dikkat çekiyor (McDaniel & Radesky, 2018). Bu bakış açısı önemli çünkü tartışmayı ahlaki bir yargıdan çıkarıyor. Ortada “telefonuna bakan kötü ebeveyn” olmak zorunda değil. Uykusuz, yoğun çalışan veya zorlayıcı bir gün geçiren bir ebeveyn birkaç dakikalığına telefonuna sığınabilir. Çocuğun zorlayıcı davranışları ebeveyn stresini artırabilir. Ebeveynin stresi de ilişki sırasında daha kolay dikkatin dağılmasına neden olabilir. Aileler dinamik sistemlerdir. Bir kişinin davranışı diğerini, diğerinin tepkisi de ilk kişiyi etkileyebilir.

Uzun vadede ne biliyoruz?

Bu alandaki önemli eksiklerden biri uzun süreli araştırmaların azlığıydı. Ashby ve arkadaşlarının 2026 yılında yayımlanan çalışması bu nedenle dikkat çekiyor. Araştırmada 500 anne ve çocuk yaklaşık yedi yıl boyunca izlendi; değerlendirmeler çocuklar bebeklik dönemindeyken başladı ve erken çocukluk boyunca devam etti. Daha yüksek düzeyde anne technoference'ı ile çocukların ilerleyen yıllardaki problemli medya kullanımı arasında ilişkiler bulundu. Bu tür boylamsal çalışmalar, aynı kişileri zaman içinde takip ettiği için kesitsel çalışmalardan daha fazla bilgi sağlar. Fakat onlar da nedenselliği otomatik olarak kanıtlamaz.

Örneğin aile stresi, ebeveynin kendi problemli teknoloji kullanımı veya evdeki başka koşullar hem ebeveyn technoference'ını hem de çocuğun medya alışkanlıklarını etkiliyor olabilir. Ayrıca birçok araştırmada ebeveynler hem kendi teknoloji kullanımlarını hem de çocuklarının davranışlarını kendileri bildiriyor. Bu da ölçümlere ortak bir özbildirim etkisi ekleyebilir.

Her telefon kullanımı aynı değil

Belki de mevcut araştırmaların en büyük sınırlılıklarından biri, telefon kullanımının nedenini yeterince iyi ayıramaması. Bir anne çocuğuyla parkta otururken telefondan iş mesajına cevap veriyor olabilir. Bir baba çocuğunun doktor randevusunu ayarlıyor olabilir. Başka bir ebeveyn ise sohbet sırasında sürekli sosyal medya bildirimlerini kontrol ediyor olabilir. Ölçeklerde bunların hepsi bazen “çocuğun yanındayken telefon kullanımı” başlığı altında birleşebiliyor. Oysa gelişim açısından asıl önemli olan şunlar olabilir:

Telefon ne sıklıkla araya giriyor?

Etkileşim hangi anlarda bölünüyor?

Ebeveyn ekrana ne kadar dalıyor?

Çocuk temas kurduğunda ebeveyn daha sonra yeniden ilişkiye dönebiliyor mu?

Kesintiler kısa mı, uzun mu?

Bu nedenle ebeveynlerin telefon kullanımını yalnızca günlük dakika üzerinden değerlendirmek yetersiz olabilir.

Peki ebeveynler ne yapmalı?

Bu araştırmalardan çıkarılabilecek sonuç “Çocuğun yanında telefon kullanmayın” değil. Böyle bir kural hem gerçekçi değil hem de mevcut bilimsel kanıtların söylediğinden daha güçlü. Daha uygulanabilir yaklaşım, gün içinde bazı küçük etkileşim anlarını mümkün olduğunca bölünmeden korumak olabilir. Örneğin çocuğun okuldan geldiğinde anlattığı ilk hikâyeyi dinlemek. Yemek sırasında kısa bir bölümü ekransız geçirmek. Uyku öncesindeki birkaç dakikayı bildirimlerden uzak tutmak. Birlikte oynanan kısa bir oyunda telefonu sürekli kontrol etmemek. Amaç saatler boyunca kusursuz biçimde çocuğa odaklanmak değil. Çocukların sürekli yetişkin ilgisine ihtiyacı da yok.

Önemli olan, düzenli olarak şu deneyimi yaşayabilmeleri olabilir:

“Sana ulaşmaya çalıştığımda bazen gerçekten oradasın.”

Kapanış: Belki de ekran süresinin yanına “dikkat süresini” de eklemeliyiz

Çocukların teknoloji kullanımını konuşmaya devam edeceğiz. Ne izledikleri, ne kadar süre kullandıkları ve ekranın günlük yaşamlarının hangi bölümünü kapladığı elbette önemli. Fakat aile içindeki dijital yaşam yalnızca çocuğun ekranından ibaret değil. Yetişkinlerin dikkati de aynı cihazlar tarafından sürekli çekiliyor. Araştırmalar, ebeveynin teknolojiyle bölünen dikkati ile çocukların problemli medya kullanımı ve bazı psikososyal güçlükler arasında ilişkiler olduğunu gösteriyor. Fakat ilişkinin tek yönlü olduğunu söylemek için henüz yeterli kanıt yok. Çocuk davranışı, ebeveyn stresi ve teknoloji kullanımı birbirini karşılıklı olarak etkileyebilir. Bu nedenle mesele ebeveynlere yeni bir suçluluk alanı yaratmak değil.

Belki de daha yararlı soru şu:

Çocuğumuzun ekran süresini dakika dakika ölçerken, birbirimize gerçekten ulaşmaya çalıştığımız küçük anlarda kendi dikkatimizin kaç kez bölündüğünü de fark ediyor muyuz?

Telefonları tamamen hayatımızdan çıkarmamız gerekmiyor. Ama bazı anlarda ekranı değil, karşımızdaki kişiyi seçebilmek; modern aile yaşamında düşündüğümüzden daha değerli olabilir.

Kaynakça

Zhang, J., Zhang, Q., Xiao, B., Cao, Y., Chen, Y., vd. (2025). Parental technoference and child problematic media use: Meta-analysis. Journal of Medical Internet Research. https://www.jmir.org/2025/1/e57636/

Hou, Y., Zhu, Y. ve Yang, D. (2026). Associations between parental phubbing and internalizing and externalizing problems in children and adolescents: A three-level meta-analysis. Adolescent Research Review. https://link.springer.com/article/10.1007/s40894-026-00286-6

Liu, W., Tan, J., Ismail, N. B. ve Kahar, R. B. (2026). Effect of parental phubbing on child development: A systematic review. Child & Youth Care Forum. https://link.springer.com/article/10.1007/s10566-026-09955-y

Ashby, S., Coyne, S. M., Shawcroft, J., Van Alfen, M., vd. (2026). The growth of maternal technoference across early childhood and associations with child problematic media use. Child Development. https://academic.oup.com/chidev/advance-article-abstract/doi/10.1093/chidev/aacag101/8684901

McDaniel, B. T. ve Radesky, J. S. (2018). Technoference: Longitudinal associations between parent technology use, parenting stress, and child behavior problems. Pediatric Research. https://www.nature.com/articles/s41390-018-0052-6

Radesky, J. S., Kistin, C. J., Zuckerman, B., vd. (2014). Patterns of mobile device use by caregivers and children during meals in fast food restaurants. Pediatrics, 133(4), e843–e849. https://publications.aap.org/pediatrics/article-abstract/133/4/e843/32773

Myruski, S., Gulyayeva, O., Birk, S., vd. (2018). Digital disruption? Maternal mobile device use is related to infant social-emotional functioning. Developmental Science. https://doi.org/10.1111/desc.12610

Toledo-Vargas, M., Chong, K. H., Maddren, C. I., vd. (2025). Parental technology use in a child's presence and health and development in the early years: A systematic review and meta-analysis. JAMA Pediatrics. https://jamanetwork.com/journals/jamapediatrics/article-abstract/2833506

Taha Batuhan Coşkun

Taha Batuhan Coşkun

Psikoloji Lisans Öğrencisi

Taha Batuhan Coşkun, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nde dördüncü sınıf öğrencisi. Psikolojiye olan ilgisi, insan zihninin günlük hayattaki sıradan ama aslında oldukça karmaşık işleyişini merak etmesiyle başladı — neden bazı şeyleri unuttuğumuz, dikkatimizin nasıl yönlendiği, belleğin aslında ne kadar "güvenilmez" olabileceği gibi sorular onu bu alana çekti.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!

Yorum yapmak için giriş yapın.

Giriş Yap →