Tartışma

Neden bir başarım elde ettikten sonra eskisi kadar sevinemiyoruz ya da sevincimiz daha az sürüyor?

@elifnazsolakkFiliz· 25 Ekim

“Neden eskisi kadar sevinemiyoruz?” sorusundan önce belki de şunu sormalıyız: “Eskiden gerçekten bu kadar çok sevinmiyor muyduk?” Okuduğum bir kitapta şunu anlatıyordu: İnsan zihni geçmişi olduğu gibi saklayan bir kayıt cihazı değildir. Anılarımız zamanla yeniden şekillenebilir; bazı olumsuz ayrıntılar silikleşirken olumlu yönler daha belirgin hâle gelebilir. Bu nedenle geçmişte yaşadığımız başarıları hatırlarken hissettiğimiz yorgunluğu, kaygıyı veya bıkkınlığı aynı yoğunlukta hatırlamıyor olabiliriz. Peki, günümüzde sevincimizin daha kısa sürmesinin nedeni ne olabilir? Burada FOMO (fırsatları kaçırma korkusu) önemli bir etken olabilir. Özellikle sosyal medyada başkalarının başarılarına sürekli maruz kalmak, kendi başarılarımızı yetersiz görmemize yol açabilir. Bir hedefe ulaştığımızda sevincimizi yaşamak yerine başkalarının neler başardığını ve bizim henüz neleri yapamadığımızı düşünmeye başlarız. Böylece elde ettiğimiz başarı, ulaşamadıklarımızın gölgesinde kalır ve tatminsizlik hissederiz. Elbette bu durum yalnızca FOMO ile açıklanamaz; yükselen beklentilerimiz ve elde ettiklerimize zamanla alışmamız da etkili olabilir. Belki de sorun, artık daha az mutlu olmamızdan çok, mutluluğumuzu yaşamak için kendimize yeterince zaman tanımamamızdır. Not: Bu değerlendirmeyi bir psikoloji meraklısı olarak yapıyorum. Bilimsel açıdan eksik veya hatalı bulduğunuz noktalar varsa düzeltmelere açığım.

↳ @elifnazsolakk'e yanıt

@batuhanFidan· 25 Ekim

FOMO konusunda yakın bir arkadaşım TÜBİTAK için makale yazmıştı. Konuya dair fikrim oradan geliyor. Daha önce hiç üzerine oturup makale okumuşluğum ya da araştırma yapmışlığım yoktur. Söylediğin şey FOMO'yla da ilişkilendirilebilir ama bana biraz da içerisinde sosyal karşılaştırma da var gibi geldi. Kesinlikle anılarımız yeniden şekilleniyor. Bazen olmamış olayları ve durumları olmuş gibi hatırladığımız da oluyor. Dediğin gibi olumlu yönler çoğu durumda daha çok kendini gösteriyor. Sosyal medya yorumuna da harfiyen katılıyorum. Bazen yaptığımız şeyden çok, nasıl görüneceğine daha çok odaklanıyoruz. Attığımız adımı atarken bile sürekli kafamızda biri var ve onu geçmeye çalışıyoruz. Gerçekleştirdiklerimizden zevk almak yerine rakibimi geçebildim mi sorusuna daha çok odaklanıyoruz bana kalırsa. Bir yandan aynı platformlarda anı yaşa, küçük şeylerden mutlu ol mesajları da görüyoruz. Bunları söyleyenlerle kıyaslamayı besleyenler aynı kişiler olmayabilir. Yine de insanın bir paylaşımda elindekilerle yetinmesi öğütlenirken diğerinde henüz ulaşamadığı bir hayatla karşılaşması bana tuhaf geliyor. O yüzden mesele yalnızca sevincimize zaman ayırmak değil, onu sürekli başka hayatların ölçüsüne vurmak da olabilir.

@batuhanFidan· 23 Ekim

Uzun zamandır istediğim bir şeye ulaştığımda, sevinmem gereken anda kendimi çoktan bir sonraki hedefi düşünürken buluyorum. Örneğin bir işi bitiriyorum, kutlamak yerine eksiklerini sayıyorum. Sanki sevinmek için hep daha büyük bir şeyin olmasını bekliyorum. Sonra fark ediyorum ki o beklediğim an hiç gelmiyor. Bu bize hırslı olmayı mı öğretiyor, yoksa hayatın tadını çıkarmayı mı unutturuyor? Siz en son ne zaman bir şey için gerçekten sevindiniz?

Entry Ekle

Bu tartışmaya entry eklemek için giriş yapmalısın.

Giriş yap →