Psikall Anlatısı
Aldatma Kullanmak Ne Zaman Savunulabilir?
~11 dk okuma
Bir araştırmacı, insanların çoğunluğun görüşüne ne zaman uyduğunu incelemek istiyor olsun. Katılımcıya araştırmanın uyma davranışıyla ilgili olduğu baştan söylenirse kişi özellikle bağımsız görünmeye çalışabilir. Araştırmacı bu etkiyi azaltmak için çalışmayı görsel değerlendirme görevi olarak tanıtabilir ve diğer katılımcılar gibi görünen kişilerin gerçekte araştırma ekibiyle birlikte hareket ettiğini açıklamayabilir. Böylece daha doğal bir tepki ölçülebilir; fakat katılımcı kararını eksik veya yanlış bilgiye dayanarak vermiş olur.
Buradaki çatışma yalnızca doğru sonuç ile yanlış bilgi arasında değildir. Bir tarafta bilimsel değeri olan bir sosyal süreci geçerli biçimde inceleme amacı, diğer tarafta kişinin kendisi hakkında karar verebilmesi, zarar görmemesi ve araştırmacıya duyduğu güven bulunur. Aldatma bu değerlerden birini otomatik olarak ortadan kaldırmaz; fakat araştırmacıya güçlü bir gerekçelendirme yükü getirir. Soru, aldatmanın yararlı olup olmadığı değil, aynı sorunun daha az yanıltıcı bir yolla cevaplanıp cevaplanamayacağı ve kalan etik maliyetin nasıl sınırlandırılacağıdır.
Her eksik açıklama aynı tür aldatma değildir
Araştırmada katılımcıya her kuramsal ayrıntının verilmemesi normaldir. Bir bellek çalışmasında bütün varsayımları, analiz planını veya beklenen etkiyi baştan anlatmamak tek başına etik açıdan aldatma sayılmaz. Asıl mesele, katılım kararını veya araştırma sırasındaki davranışı etkileyebilecek bilginin kasıtlı biçimde yanlış sunulması ya da saklanmasıdır.
Aktif aldatmada katılımcıya doğru olmayan bir bilgi verilir. Sahte başarı geribildirimi sunmak, araştırma ekibinden bir kişiyi bağımsız katılımcı gibi tanıtmak veya görevin amacını yanlış anlatan bir kapak öyküsü kullanmak buna örnektir. Eksik açıklamada doğru bilgi verilse bile çalışmanın belirli amacı, bazı görevler veya kayıt biçimleri geçici olarak açıklanmaz. İki yöntem de özerkliği etkileyebilir; ancak yanlış bir olguya inandırılmak ile sınırlı bilgiyle katılmak aynı etik ağırlığa sahip olmayabilir.
Gizli gözlem de ayrıca değerlendirilmelidir. Araştırmacı kimseye yalan söylemeyebilir; fakat insanlar araştırıldığını bilmiyorsa onam, mahremiyet ve makul gizlilik beklentisi sorunları doğar. Kamusal bir alanda görünür davranışı gözlemek ile kapalı bir destek grubundaki konuşmaları kaydetmek aynı değildir. Etik değerlendirme yalnızca araştırmacının yalan söyleyip söylemediğine değil, kişinin hangi bilgisinin hangi beklenti içinde toplandığına bakmalıdır.
Araştırmada bilgi sınırlamasının farklı biçimleri
| Uygulama | Katılımcıya ne olur? | Örnek | Başlıca etik soru |
|---|---|---|---|
| Kuramsal ayrıntıyı açıklamama | Katılım için gerekli olmayan varsayım veya analiz ayrıntısı verilmez. | Beklenen ilişkinin yönü söylenmez. | Saklanan bilgi katılım kararını gerçekten etkiler miydi? |
| Eksik açıklama | Çalışmanın belirli amacı veya bir işlem geçici olarak saklanır. | Araştırmanın uyma davranışını ölçtüğü belirtilmez. | Kişi riskleri ve temel işlemleri bilmeden mi karar verdi? |
| Aktif aldatma | Yanlış bir durum veya bilgi gerçekmiş gibi sunulur. | Araştırma görevlisi başka bir katılımcı gibi tanıtılır. | Yanlış bilgi gerekli mi ve kişinin karar hakkını ne ölçüde sınırlar? |
| Sahte geribildirim | Kişiye performansı, özelliği veya tepkisi hakkında doğru olmayan sonuç verilir. | Testte başarısız olduğu söylenir. | Geribildirim benlik algısı, kaygı veya sonraki davranış üzerinde zarar yaratabilir mi? |
| Gizli gözlem | İnsanlar araştırıldığını veya kaydedildiğini bilmez. | Doğal bir ortamda davranış kaydı tutulur. | Mahremiyet beklentisi, onam ve yeniden tanınma riski nedir? |
| Yetkilendirilmiş aldatma | Kişiye bazı bilgilerin geçici olarak saklanacağı veya yanlış sunulabileceği önceden bildirilir. | Onam formu, bütün ayrıntıların çalışma sonunda açıklanacağını belirtir. | Ön uyarı özerkliği artırırken araştırmanın amacını yine de koruyor mu? |
Bu ayrımlar otomatik etik sonuç vermez. Eksik açıklama bazı koşullarda aktif aldatmadan daha az müdahaleci olabilir; ancak saklanan bilgi ciddi bir riski gizliyorsa daha ağır bir ihlal oluşturabilir. Uygulamanın adı değil, kişinin hangi karardan ve hangi korunmadan yoksun bırakıldığı belirleyicidir.
Bilimsel değer tek başına yeterli değildir
Bir çalışmanın ilginç olması veya yayımlanma ihtimali aldatmayı haklı çıkarmaz. Araştırma sorusunun anlamlı bilimsel, eğitsel veya uygulamalı bir değeri bulunmalı; tasarım bu soruya güvenilir yanıt verebilecek nitelikte olmalıdır. Yetersiz örneklem, geçersiz ölçüm veya belirsiz analiz nedeniyle sonuç üretme olasılığı düşük bir çalışma, katılımcının özerkliğine getirilen sınırlamayı savunmak için daha zayıf bir temele sahiptir.
Amerikan Psikoloji Birliğinin araştırmada aldatmaya ilişkin standardı, aldatıcı tekniğin önemli bir olası değerle gerekçelendirilmesini ve etkili, aldatmasız alternatiflerin uygulanabilir olmamasını ister. Aynı standart, fiziksel acı veya ağır duygusal sıkıntı yaratması makul biçimde beklenen araştırmalarda katılımcının bu konuda aldatılmaması gerektiğini belirtir (American Psychological Association, 2017).
Bu ölçüt bir maliyet–yarar hesabını araştırmacının kişisel kanaatine bırakmaz. Çalışmanın değeri, yöntemin zorunluluğu ve riskleri bağımsız bir etik kurul tarafından araştırma başlamadan önce değerlendirilmelidir. Etik kurul onayı da araştırmacının sorumluluğunu devretmez; uygulama sırasında ortaya çıkan beklenmeyen zararları izleme ve azaltma görevi sürer.
Gerekli olmak, yalnızca daha kolay olmak değildir
Aldatmasız bir tasarım daha fazla zaman, daha büyük örneklem veya daha yaratıcı bir düzenleme gerektiriyorsa aldatma kendiliğinden zorunlu hâle gelmez. Araştırmacı, gerçek amacı açıklamanın hangi mekanizmayla sonucu bozacağını ve daha az yanıltıcı seçeneklerin neden yeterli olmayacağını göstermelidir. Kolaylık, maliyet veya alışkanlık tek başına etik gerekçe değildir.
Alternatifler arasında amaç hakkında genel fakat doğru bir açıklama yapmak, sonuç değişkenini farklı bir görevle ölçmek, mevcut davranış kayıtlarını uygun izinlerle kullanmak, rol oynama ya da varsayımsal senaryolardan yararlanmak ve yetkilendirilmiş aldatma uygulamak bulunabilir. Bu seçeneklerin her biri aynı bilimsel soruyu eşit güçte cevaplamayabilir. Bu nedenle alternatif değerlendirmesi göstermelik değil, tasarımın geçerliliğiyle birlikte yapılmalıdır.
En az yanıltıcı yöntem ilkesi burada önemlidir. Yalnızca çalışmanın özgül varsayımını saklamak yeterliyse katılımcıya kimliği, sağlık durumu veya yeteneği hakkında sahte bilgi vermek savunulamaz. Yanlış bilginin kapsamı, süresi ve inandırıcılık gücü araştırma için gereken en düşük düzeyde tutulmalıdır.
Aldatmayı değerlendirmek için birlikte aranması gereken ölçütler
| Ölçüt | Sorulması gereken soru | Yetersiz gerekçe örneği |
|---|---|---|
| Anlamlı değer | Araştırma önemli bir bilimsel, eğitsel veya uygulamalı katkı üretebilir mi? | Sonuç dikkat çekici olabilir. |
| Yöntemsel zorunluluk | Aynı soru etkili ve daha az yanıltıcı bir yöntemle cevaplanabilir mi? | Bu alanda eskiden beri böyle yapılıyor. |
| Ölçülülük | Saklanan veya yanlış verilen bilgi gereken en dar kapsamda mı? | Kapak öyküsünü daha inandırıcı yapmak için ek yalanlar kullandık. |
| Riskin sınırlandırılması | Fiziksel, duygusal, toplumsal, ekonomik ve mahremiyetle ilgili zararlar düşük mü? | İşlem kısa sürdüğü için zarar vermez. |
| Özerkliğin korunması | Katılımcı süre, temel görev, bilinen riskler ve çekilme hakkı hakkında yeterli bilgiye sahip mi? | Sonunda açıklayacağımız için başta hiçbir şey bilmesine gerek yok. |
| Bağımsız inceleme | Plan araştırma başlamadan önce yetkili etik kurulca değerlendirildi mi? | Araştırmacı kötü niyetli olmadığına göre sorun yok. |
| Sonradan bilgilendirme | Yanlış inançlar zamanında düzeltilecek, sorular yanıtlanacak ve zarar izlenecek mi? | Katılımcı muhtemelen zaten anlamıştır. |
| Adil katılımcı seçimi | Yük, yalnızca kolay ulaşılan veya itiraz etmesi güç gruplara mı bindiriliyor? | Öğrenciler mecburen katılabildiği için uygulama kolay. |
Bu ölçütlerden birinin karşılanması diğerlerinin yerine geçmez. Çok değerli bir soru ağır zararı otomatik olarak kabul edilebilir yapmaz; düşük risk de bilimsel değeri olmayan aldatmayı haklı çıkarmaz.
Katılımcının bilmesi gereken temel şeyler saklanamaz
Kısmi açıklama kullanılan bir araştırmada bile katılımcı, makul bir katılım kararı verebilmek için gerekli temel bilgileri almalıdır. Çalışmanın genel niteliği, yaklaşık süresi, kendisinden istenecek görevlerin ana biçimi, öngörülebilir önemli riskler, gönüllülük, istediği zaman çekilme hakkı, verilerin nasıl korunacağı ve soru sorabileceği kişiler bu çerçevenin parçalarıdır.
Bir araştırmacının, katılımcı bilseydi büyük olasılıkla çalışmaya girmeyeceği bir riski saklaması özellikle sorunludur. Yoğun utandırma, travmatik içerik, gizli ses veya görüntü kaydı, hassas kişisel verinin farklı amaçla kullanılması ya da üçüncü kişilerle paylaşılması araştırmanın gerçek amacını koruma gerekçesiyle görünmez kılınamaz. Aldatma, çekilme hakkını da fiilen kullanılamaz hâle getirmemelidir.
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki güncel Common Rule düzenlemesi bir örnek olarak, bilgilendirilmiş onamın kaldırılması veya değiştirilmesi için araştırmanın en fazla asgari risk taşıması, değişiklik olmadan uygulanmasının pratik olmaması, kişilerin hak ve refahının olumsuz etkilenmemesi ve uygun olduğunda sonradan ek bilgi verilmesi gibi koşullar arar. Tanımlanabilir özel bilgi veya biyolojik örnek kullanılıyorsa ek bir uygulanabilirlik ölçütü de bulunur. Bu hukuki ölçütler her ülke için doğrudan geçerli değildir; araştırmacı çalışmanın yürütüldüğü yerdeki mevzuata ve kurumun etik kurul kurallarına uymalıdır (U.S. Department of Health and Human Services, 2018).
Risk yalnızca işlem sırasında hissedilen sıkıntı değildir
Aldatmanın zararı, katılımcının birkaç dakika üzülüp üzülmediğiyle sınırlı değildir. Sahte başarısızlık geribildirimi kişinin yeterlilik algısını etkileyebilir. Araştırma sırasında açığa çıkan özel bilgi ilişkisel, eğitsel veya ekonomik sonuçlar doğurabilir. Kişi gerçeği öğrendiğinde kullanılmış, küçük düşürülmüş veya karar hakkı elinden alınmış hissedebilir. Belirli topluluklar sürekli gizli araştırmanın hedefi olursa bilime ve kurumlara duyulan güven de zarar görebilir.
Risk değerlendirmesi bu nedenle olasılık ile şiddeti, kısa ve uzun dönemi, bireysel ve toplumsal sonuçları birlikte ele alır. Araştırmacının katılımcı olsaydım rahatsız olmazdım demesi yeterli değildir. Hedef grubun değerleri, güç ilişkileri, konuya ilişkin geçmiş deneyimleri ve itiraz etme imkânı dikkate alınmalıdır.
Belmont Raporu insan araştırmalarında kişilere saygı, yarar sağlama ve zarar vermeme ile adalet ilkelerini birlikte ele alır. Kişilere saygı özerkliği ve özerkliği azalmış kişilerin korunmasını; yararlılık olası faydaları artırıp zararları azaltmayı; adalet ise araştırmanın yük ve yararlarının hakkaniyetli dağılımını gerektirir (National Commission, 1979). Aldatma kararı bu üç eksende ayrı ayrı gerekçelendirilmelidir.
Savunmasızlık etik yükümlülüğü artırır
Çocuklar, bilişsel karar kapasitesi sınırlı kişiler, özgürlüğü kısıtlanmış gruplar veya araştırmacıyla belirgin güç ilişkisi bulunan öğrenciler ve çalışanlar araştırmaya katılma kararında ek baskılar yaşayabilir. Savunmasızlık sabit bir insan türü değildir; kişinin içinde bulunduğu ilişki ve koşullar seçim yapma gücünü azaltabilir.
Bu gruplarda aldatma kullanılması yalnızca araştırma sorusunun önemli olmasıyla savunulamaz. Çalışmanın neden aynı kapasiteye ve özgürlüğe sahip başka bir grupla yürütülemeyeceği, ek korumaların neler olduğu ve kişinin itirazının nasıl dikkate alınacağı gösterilmelidir. Öğrencinin ders notu, çalışanın yöneticisiyle ilişkisi veya hastanın bakım hizmeti araştırmaya katılma kararına bağlanmamalıdır.
Özellikle otoriteye itaat veya dışlanma korkusu gibi süreçleri inceleyen araştırmalarda, yöntemin araştırdığı baskıyı etik korumaları zayıflatacak biçimde yeniden üretme riski vardır. Kuramsal olarak ilginç olan güç ilişkisi, katılımcının araştırmadan ayrılamadığı gerçek bir güç kullanımına dönüştürülmemelidir.
Yetkilendirilmiş aldatma bir ara yol olabilir
Yetkilendirilmiş aldatmada katılımcıya araştırmanın bazı yönlerinin geçici olarak açıklanmayacağı veya yanlış tanımlanabileceği önceden söylenir; ayrıntının çalışma sonunda verileceği belirtilir. Böylece kişi tam olarak neyin saklandığını bilmez, fakat bilgi sınırlamasının varlığını kabul edip etmeme konusunda seçim yapabilir.
Bu yöntem özerkliği bütünüyle geri getirmez. Katılımcı hangi bilginin saklandığını bilmediği için risk ve kişisel kabul edilebilirlik değerlendirmesi sınırlı kalır. Ön uyarı ayrıca kişinin her görevin ardında bir aldatma aramasına ve ölçülen davranışın değişmesine yol açabilir. Yine de aktif aldatmaya itiraz edecek kişilere araştırmaya girmeme olanağı sağlaması bakımından daha az müdahaleci bir seçenek olabilir.
Yetkilendirilmiş aldatma hazır bir etik çözüm değildir. Uyarının anlaşılır olması, temel risklerin yine açıklanması, katılımcının baskı olmadan reddedebilmesi ve ayrıntılı son bilgilendirmenin yapılması gerekir. Etik kurul, bu seçeneğin belirli araştırmada hem koruma hem geçerlilik bakımından uygun olup olmadığını değerlendirmelidir.
Sonradan bilgilendirme bir itiraf metni değildir
Sonradan bilgilendirme, katılımcıya araştırmanın gerçek amacı ve kullanılan aldatmanın niteliği hakkında uygun zamanda açıklama yapılmasıdır. Amaç yalnızca gerçeği söyleyerek araştırmacının yükümlülüğünü tamamlaması değildir. Katılımcının neden yanıltıldığını anlaması, yanlış inançlarının düzeltilmesi, sorularına yanıt verilmesi ve olası sıkıntının değerlendirilmesi gerekir.
Amerikan Psikoloji Birliği, aldatmanın uygulanabilir olan en erken zamanda, tercihen kişinin katılımı bittiğinde ve en geç veri toplama tamamlandığında açıklanmasını; katılımcıya verisini geri çekme olanağı tanınmasını öngörür. Bilimsel veya insani bir gerekçe açıklamayı geciktiriyorsa zarar riskini azaltacak önlemler alınmalıdır. Araştırmacı işlemin zarar verdiğini fark ederse bu zararı azaltmak için makul adımlar atmalıdır (American Psychological Association, 2017).
Bilgilendirme dili açık, yargılamayan ve katılımcıyı suçlamayan bir yapıda olmalıdır. Bir uyma deneyinde çoğunluğa katılan kişiye kolayca kandığı söylenmemeli; davranışın araştırılan sosyal koşullar içinde anlaşılır olduğu açıklanmalıdır. Sahte geribildirim kullanıldıysa bunun gerçek bir değerlendirme olmadığı açıkça belirtilmeli ve kişinin çalışmadan yanlış bir kişisel sonuçla ayrılmaması sağlanmalıdır.
Bazı tasarımlarda bütün açıklamayı hemen yapmak, henüz katılmamış kişilere araştırmanın yayılması nedeniyle çalışmayı bozabilir. Gecikme düşünülüyorsa süresi, gerekçesi, katılımcıyla yeniden iletişim yöntemi ve bu sırada doğabilecek zararlar önceden etik incelemeye sunulmalıdır. Bilgilendirmeyi belirsiz bir geleceğe bırakmak kabul edilebilir bir plan değildir.
Zayıf ve güçlü sonradan bilgilendirme arasındaki fark
| Boyut | Zayıf uygulama | Daha güçlü uygulama |
|---|---|---|
| Gerçeğin açıklanması | Çalışmanın bazı ayrıntılarının farklı olduğu söylenir. | Hangi bilginin yanlış veya eksik verildiği açıkça belirtilir. |
| Gerekçe | Sonuçların bozulmaması için denir. | Aldatmanın hangi varsayımı sınamak için neden gerekli görüldüğü açıklanır. |
| Yanlış inançların düzeltilmesi | Katılımcının zaten anlayacağı varsayılır. | Sahte geribildirim ve kurulan durum açıkça geçersiz kılınır. |
| Duygusal etki | Herkesin iyi olduğu kabul edilir. | Rahatsızlık sorulur, destek ve iletişim seçenekleri sunulur. |
| Özerklik | Açıklamadan sonra süreç kapatılır. | Sorulara zaman ayrılır ve uygun olduğunda veriyi geri çekme seçeneği sunulur. |
| Zamanlama | Araştırmacı uygun olduğunda açıklanır. | Mümkün olan en erken zaman önceden planlanır; gecikme ayrıca gerekçelendirilir. |
Verbeke vd. (2023), aldatma içeren araştırmalarda onam ve sonradan bilgilendirmeye ilişkin etik yönergeleri sistematik olarak incelemiştir. Yönergeler genel ilkelerde büyük ölçüde birleşse de bu korumaların hangi koşullarda ve nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntılarda önemli farklılıklar bulunmuştur. Bu sonuç, tek bir hazır metnin her çalışma için yeterli olmayacağını; uygulamanın araştırma bağlamına göre gerekçelendirilmesi gerektiğini gösterir.
Katılımcıların aldatmaya itiraz etmemesi bütün sorunu çözmez
Bazı araştırmalar, katılımcıların hafif aldatma içeren çalışmaları ilgi çekici bulabildiğini veya sonradan aldatılmış olmaktan büyük rahatsızlık duymadığını göstermiştir. Bu bulgular katılımcı deneyimini anlamak için değerlidir; fakat aldatmanın etik olduğunu tek başına kanıtlamaz. Katılımcının sonunda memnun olması, başlangıçta hangi bilgiyi bilme hakkı bulunduğu sorusunu ortadan kaldırmaz.
Ayrıca ortalama değerlendirme bireysel farkları gizleyebilir. Çoğunluk rahatsız olmadığını söylerken küçük bir grup önemli zarar görebilir. Araştırmaya katılmış kişilerin değerlendirmeleri, baştan aldatılmayı kabul etmeyecek kişileri de temsil etmeyebilir. Etik değerlendirme yalnızca araştırma sonundaki memnuniyet puanına değil, reddetme hakkına, risk dağılımına ve kurumlara duyulan güvene bakmalıdır.
Aldatmanın yöntemsel bir maliyeti de olabilir. Katılımcılar psikoloji çalışmalarında yanıltılmayı beklemeye başladığında gerçek yönergelerden de kuşkulanabilir. Bu kuşku sonraki araştırmalardaki davranışı değiştirerek yalnızca tek çalışmayı değil, ortak katılımcı havuzunu etkileyebilir. Bu nedenle her araştırmacı, aldatmanın yararını kendi çalışmasıyla sınırlı düşünmemelidir.
Etik inceleme: Sahte geribildirim gerekli mi?
Bir araştırma ekibi, sosyal karşılaştırmanın öz güven üzerindeki kısa süreli etkisini incelemek istiyor. Katılımcıların yarısına bir problem çözme testinde akranlarının çoğundan düşük, diğer yarısına yüksek performans gösterdikleri söylenecek. Gerçekte puanlar rastgele verilecek. Araştırmanın sonunda geribildirimin sahte olduğu açıklanacak.
Bu tasarımı aşağıdaki sorularla değerlendirin:
Araştırma sorusunun sahte kişisel geribildirim gerektirdiği gösterilmiş mi?
Aynı süreç varsayımsal senaryo, geçmiş deneyim hatırlatma veya gerçek performans geribildirimiyle incelenebilir mi?
Düşük performans bilgisi kimlerde daha güçlü veya kalıcı zarar yaratabilir?
Katılımcının baştan bilmesi gereken hangi bilgiler araştırma varsayımını açıklamadan verilebilir?
Sonradan bilgilendirme yanlış benlik değerlendirmesini nasıl düzeltecek ve sıkıntıyı nasıl ölçecek?
Katılımcıya verisini geri çekme olanağı ne zaman ve nasıl sunulacak?
Son olarak tasarım için üç karardan birini gerekçelendirin: mevcut biçimiyle reddetmek, ek korumalarla yeniden değerlendirmek veya aldatmasız bir alternatif istemek. Kararınızı yalnızca araştırma ilginç ya da risk düşük cümlelerine dayandırmayın.
Aldatma istisnadır; geçerlilik gerekçesi sınırsız izin değildir
Bölüm özeti
Araştırmanın amacı bilindiğinde davranışın değişmesi gerçek bir yöntemsel sorundur. Bazı sosyal süreçler sınırlı bilgi veya aldatma olmadan aynı biçimde incelenemeyebilir. Fakat bilimsel geçerlilik, katılımcının özerkliği ve refahı üzerinde sınırsız önceliğe sahip değildir. Aldatma ancak araştırmanın anlamlı değeri bulunduğunda, etkili ve daha az yanıltıcı alternatif olmadığında, risk en düşük düzeye indirildiğinde ve bağımsız etik inceleme bunu uygun bulduğunda savunulabilir.
Bölüm özeti
Etik sorumluluk araştırma onayıyla bitmez. Katılımcının temel riskleri bilmesi, özgürce çekilebilmesi, mahremiyetinin korunması ve mümkün olan en erken zamanda etkili biçimde bilgilendirilmesi gerekir. Yanlış inançlar düzeltilmeli, zarar izlenmeli ve uygun olduğunda veriyi geri çekme olanağı verilmelidir. Özellikle güç ilişkisi veya azalmış özerklik bulunan gruplarda daha güçlü korumalar gerekir.
Bölüm özeti
Bu değerlendirme bize bir başka sınırı da hatırlatır. Etik olarak dikkatle kurulmuş ve yöntemsel olarak güçlü bir deney bile belirli kişilerle, belirli bir yerde ve belirli bir zamanda yürütülür. Sıradaki soru, bu sınırlı koşullarda bulunan sonucun daha geniş insan topluluklarına ne kadar taşınabileceğidir.
Kaynaklar
KAYNAKÇA
American Psychological Association. (2017). Ethical principles of psychologists and code of conduct (2002, 2010 ve 2016 değişiklikleriyle). https://www.apa.org/ethics/code
National Commission for the Protection of Human Subjects of Biomedical and Behavioral Research. (1979). The Belmont report: Ethical principles and guidelines for the protection of human subjects of research. U.S. Department of Health and Human Services. https://www.hhs.gov/ohrp/regulations-and-policy/belmont-report/read-the-belmont-report/
Orne, M. T. (1962). On the social psychology of the psychological experiment: With particular reference to demand characteristics and their implications. American Psychologist, 17(11), 776–783. https://doi.org/10.1037/h0043424
U.S. Department of Health and Human Services. (2018). 45 CFR 46.116: General requirements for informed consent. Office for Human Research Protections. https://www.ecfr.gov/current/title-45/subtitle-A/subchapter-A/part-46/subpart-A/section-46.116
Verbeke, K., Krawczyk, T., Baeyens, D., Piasecki, J. ve Borry, P. (2023). Informed consent and debriefing when deceiving participants: A systematic review of research ethics guidelines. Journal of Empirical Research on Human Research Ethics, 18(3), 118–133. https://doi.org/10.1177/15562646231173477
EK OKUMA — PSİKOLOJİ ARAŞTIRMALARINDA ALDATMAYA İLİŞKİN MESLEKİ ÖLÇÜTLER
Amerikan Psikoloji Birliğinin Etik Kodunda 8.07 numaralı standart araştırmada aldatmayı, 8.08 numaralı standart ise sonradan bilgilendirmeyi ele alır. Kod belirli bir meslek kuruluşuna ve uygulama alanına aittir; yine de bilimsel değer, aldatmasız alternatif, zarar ve zamanında açıklama arasındaki ilişkiyi görmek için temel bir kaynaktır.
American Psychological Association. (2017). Ethical principles of psychologists and code of conduct (2002, 2010 ve 2016 değişiklikleriyle). https://www.apa.org/ethics/code
EK OKUMA — ONAM VE SONRADAN BİLGİLENDİRME YÖNERGELERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI
Verbeke vd. tarafından gerçekleştirilen sistematik inceleme, farklı araştırma etiği yönergelerinin aldatma kullanılan çalışmalarda onam ve sonradan bilgilendirmeyi nasıl ele aldığını karşılaştırır. Genel ilkelerdeki ortaklığa rağmen uygulama ayrıntılarının neden bağlama göre gerekçelendirilmesi gerektiğini gösterir.
Verbeke, K., Krawczyk, T., Baeyens, D., Piasecki, J. ve Borry, P. (2023). Informed consent and debriefing when deceiving participants: A systematic review of research ethics guidelines. Journal of Empirical Research on Human Research Ethics, 18(3), 118–133. https://doi.org/10.1177/15562646231173477
EK OKUMA — İNSAN ARAŞTIRMALARININ TEMEL ETİK İLKELERİ
Belmont Raporu, kişilere saygı, yararlılık ve adalet ilkelerini onam, risk–yarar değerlendirmesi ve katılımcı seçimiyle ilişkilendirir. Raporun hukuki kapsamı evrensel değildir; fakat aldatmanın yalnızca yöntemsel yarar üzerinden neden değerlendirilemeyeceğini anlamak için güçlü bir etik çerçeve sunar.
National Commission for the Protection of Human Subjects of Biomedical and Behavioral Research. (1979). The Belmont report: Ethical principles and guidelines for the protection of human subjects of research. U.S. Department of Health and Human Services. https://www.hhs.gov/ohrp/regulations-and-policy/belmont-report/read-the-belmont-report/
