Modül 01 · Gelişim Psikolojisi Nedir, Ne Değildir?

← Modül 01 · Gelişim Psikolojisi Nedir, Ne Değildir?

Psikall Anlatısı

Gelişim, Büyüme, Olgunlaşma ve Öğrenme

~6 dk okuma

Bir bebeğin boyunun uzaması, ilk adımlarını atması ve yürürken dengesini giderek daha iyi kurması aynı gelişim sürecinin parçalarıdır. Yine de bu değişimlerin hepsini tek bir sözcükle açıklamak doğru olmaz. Boydaki artış daha çok büyümeyle, bedenin hareket için hazır hâle gelmesi olgunlaşmayla, farklı zeminlerde dengesini ayarlamayı öğrenmesi ise deneyimle ilişkilidir. İlk adımın ortaya çıkışıysa bunlardan yalnızca birinin sonucu değildir.

Gündelik dilde gelişim, büyüme, olgunlaşma ve öğrenme çoğu zaman birbirinin yerine kullanılır. Bilimsel açıklamada ise bu kavramları ayırmak önemlidir. Çünkü gözlenen bir değişimi adlandırmakla onun nedenini açıklamak aynı şey değildir. Bir çocuk belirli bir beceriyi kazandığında, bunun yalnızca yaşı ilerlediği için mi, bedensel sistemleri değiştiği için mi, tekrar ve deneyim sayesinde mi, yoksa bütün bu süreçlerin etkileşimiyle mi gerçekleştiğini ayrıca araştırmak gerekir.

Gelişim

Bu dört kavram içinde en geniş olanı gelişimdir. Gelişim; insanın bedensel, bilişsel, duygusal ve sosyal işleyişinde zaman içinde ortaya çıkan değişim ve süreklilik örüntülerini kapsar. Yaşamın yalnızca ilk yıllarıyla sınırlı değildir ve her zaman “daha iyiye gitmek” anlamına gelmez. Yeni bir becerinin kazanılması kadar bazı işlevlerin yeniden düzenlenmesi, kararlı kalması veya gerilemesi de gelişimsel incelemenin konusu olabilir. Bu nedenle gelişim, yalnızca gözle görülen fiziksel değişikliklerin toplamı değildir. Boy uzunluğundaki artış, dil kullanımının çeşitlenmesi, akran ilişkilerinin değişmesi ve ileri yaşlarda bazı bilişsel görevlerde performansın azalması farklı nitelikte süreçlerdir; fakat hepsi zaman içindeki insan değişimini anlamaya çalışan gelişim biliminin kapsamına girer. Yaşam boyu gelişim alanı da insanlardaki büyüme, değişim ve kararlılığı ve bunların altında yatan süreçleri döllenmeden ölüme kadar inceler (Riser vd., 2024). Burada önemli bir sınır vardır: Literatürde bu kavramların kullanımı her zaman bütünüyle aynı değildir. Bazı kaynaklar büyümeyi gelişimin genel karşılığı gibi daha geniş anlamda kullanabilir. Bu parçada yaptığımız ayrım, sözcüklere değişmez ve evrensel tanımlar vermek için değil, farklı değişim türlerini daha dikkatli düşünebilmek içindir.

Büyüme

Büyüme, en dar kullanımıyla bedenin boyutunda ve yapısında meydana gelen niceliksel değişimleri anlatır. Boyun uzaması, ağırlığın artması, organların ölçülerindeki değişimler veya kas kütlesinin farklılaşması büyümeye örnek verilebilir. Bu değişimler santimetre, kilogram ya da hacim gibi ölçülerle izlenebilir. OpenStax’ın yaşam boyu gelişim metni de büyüme ve olgunlaşmayı ağırlık, boy ve fiziksel özelliklerdeki değişimler üzerinden açıklar (Riser vd., 2024). Ancak büyümeyi gelişimin tamamı saymak iki nedenle yanıltıcıdır. Birincisi, insanın psikolojik gelişimindeki birçok değişim daha iri veya daha fazla olmak biçiminde gerçekleşmez. Bir çocuğun aynı sorunu farklı yollarla çözmeye başlaması niceliksel bir artıştan çok düşünme biçiminin yeniden örgütlenmesini gösterebilir. İkincisi, bedensel büyümenin yavaşlaması gelişimin sona erdiği anlamına gelmez. İnsan yetişkinlikte ve yaşlılıkta da öğrenmeye, uyum sağlamaya ve değişmeye devam eder.

Olgunlaşma

Olgunlaşma, organizmanın biyolojik sistemlerinde zamanla gerçekleşen ve belirli işlevlerin ortaya çıkmasını ya da daha düzenli çalışmasını mümkün kılan değişimleri anlatmak için kullanılır. Sinir sistemindeki örgütlenme, kas ve iskelet sistemindeki değişimler ve ergenlikteki hormonal süreçler buna örnek gösterilebilir. Olgunlaşma, bir becerinin ortaya çıkabilmesi için gerekli olan biyolojik koşulların hazırlanmasına katkıda bulunur. Fakat bu kavram, davranışların genlerde ayrıntılarıyla yazılmış bir takvime göre çevreden bağımsız biçimde açıldığı anlamına gelmez. Beyin gelişiminde hücrelerin farklılaşması, sinirsel bağlantıların kurulması, kullanılmayan bağlantıların budanması ve miyelinleşme gibi biyolojik süreçler vardır. Bu süreçlerin seyri ise çocuğun içinde yaşadığı sosyal ve eğitsel çevreyle sürekli ve çift yönlü ilişkiler içindedir. Institute of Medicine ve National Research Council (2015), erken gelişim yollarının insan biyolojisiyle sosyal ve eğitsel çevreler arasındaki devamlı etkileşimlerle birlikte belirlendiğini vurgular. Dolayısıyla “olgunlaşma biyolojidir, öğrenme çevredir” biçimindeki keskin ayrım fazla basittir. Beslenme, bakım, hareket olanakları, stres ve kültürel uygulamalar biyolojik sistemlerin geliştiği koşulların parçalarıdır. Aynı zamanda çocuğun bedensel özellikleri de çevresine nasıl katılabileceğini, hangi deneyimlere ulaşabileceğini ve başkalarının ona nasıl karşılık vereceğini etkiler. Biyoloji ve çevre, gelişimin iki ayrı ucunda bekleyen rakip güçler değil, aynı sürecin birbirini etkileyen bileşenleridir.

Öğrenme

Öğrenme yalnızca okulda bilgi edinmek veya bilinçli biçimde çalışmak değildir. İnsanlar dili kullanmayı, bir yüz ifadesine nasıl karşılık vereceklerini, bisiklet sürmeyi veya belirli bir durumda hangi davranışın sonuç verdiğini deneyimleri boyunca öğrenebilir. Bu değişimlerin bir kısmı açık bir öğretim olmadan gerçekleşir. Öğrenmenin herkesçe kabul edilen tek bir tanımı yoktur. De Houwer vd. (2013), öğrenmeyi organizmanın çevresindeki düzenliliklerden kaynaklanan davranış değişimleri, başka bir ifadeyle yaşam süresi içindeki uyum olarak tanımlar. Bu yaklaşımın önemli yanı, yalnızca davranışın değişmiş olmasına bakmamasıdır. Değişimin deneyimle veya çevredeki bir düzenlilikle bağlantılı olması gerekir. Yorgunluk, geçici motivasyon kaybı ya da anlık bir irkilme davranışı değiştirebilir; fakat bunların her biri öğrenme sayılmaz. Üstelik öğrenme gerçekleştiği anda gözle görülür bir performans artışı ortaya çıkmayabilir. Kişi edindiği bilgiyi ya da beceriyi ancak uygun koşullar oluştuğunda gösterebilir. Bu nedenle bir testteki anlık başarıyla öğrenmeyi tamamen eşitlemek de hatalıdır. Performans, öğrenmenin göstergelerinden biri olabilir; öğrenmenin kendisiyle aynı şey değildir (De Houwer vd., 2013).

Yürümenin gelişimsel bileşenleri

Yürüme, kavramların neden ayrılması gerektiğini ve neden tekrar bir araya getirilmeleri gerektiğini iyi gösterir. Bebeğin kas gücü, beden oranları, denge sistemi ve sinirsel kontrolü zamanla değişir. Bunlar büyüme ve olgunlaşmayla ilgili koşullardır. Fakat bebeğin ayakta durması, adım atması, düşmesi, yeniden denemesi ve farklı yüzeylerde hareket etmesi de büyük miktarda deneyim sağlar.

Adolph ve Hoch (2019), motor gelişimin bedene gömülü olduğunu; çevrenin sunduğu olanaklar ve sınırlamalar içinde gerçekleştiğini; bakım pratikleri ve kültür tarafından biçimlendirildiğini belirtir. Yeni bir motor beceri kazanıldığında çocuk yalnızca hareket etmeyi öğrenmez. Ulaşabildiği nesneler, gördüğü alan ve insanlarla kurduğu etkileşim de değişir. Böylece bir alandaki gelişme, algısal, bilişsel ve sosyal alanlarda yeni deneyimlerin önünü açabilir.

Bu örnekte “Yürümeyi olgunlaşma mı sağlar, öğrenme mi?” sorusunun tek sözcüklü bir cevabı yoktur. Bedenin mevcut yapısı bazı hareketleri mümkün kılar veya sınırlar; çevre pratik yapılabilecek olanaklar sunar; çocuk hareket ettikçe yeni bilgi edinir ve davranışını yeniden ayarlar. Sonuç, önceden bütünüyle hazır olan bir planın açığa çıkması da yalnızca dışarıdan öğretilen bir beceri de değildir.

Bu ayrım, her davranışı tek bir kavramla açıklamak için yapılmaz. Bir gelişimsel sonucu anlayabilmek için bedende neyin değiştiğini, kişinin hangi deneyimlere eriştiğini, çevrenin hangi olanakları sunduğunu ve bütün bunların zaman içinde birbirini nasıl etkilediğini birlikte incelemek gerekir. Bu nedenle Yaşı geldi ve yaptı veya Çevresinden öğrendi gibi tek nedenli açıklamalar çoğu zaman yetersiz kalır.

Temel VurguKısa açıklama
BüyümeBedensel değişimBoy, kilo ve organların yapısı gibi ölçülebilir bedensel değişimleri ifade eder.
OlgunlaşmaBiyolojik örgütlenmeBiyolojik sistemlerin zaman içinde işlevsel hâle gelmesini ve örgütlenmesini vurgular.
ÖğrenmeDeneyim ve çevreDeneyimler ve çevresel düzenliliklerle bağlantılı olarak ortaya çıkan değişimleri ifade eder.
GelişimDaha geniş değişim örüntüsüBüyüme, olgunlaşma ve öğrenmenin psikolojik ve toplumsal süreçlerle birlikte zaman içinde oluşturduğu daha geniş örüntüdür.

Yeni bir becerinin ortaya çıktığını gördüğünüzde değişimi yalnızca yaşa, biyolojiye ya da deneyime bağlamadan önce hangi kanıtları arardınız?

Bölüm özeti

Gelişim; büyüme, olgunlaşma ve öğrenmeyle ilişkili olsa da bunların herhangi birine indirgenemez. Büyüme bedensel ve ölçülebilir değişimleri, olgunlaşma biyolojik sistemlerin zaman içindeki örgütlenmesini, öğrenme ise deneyimle bağlantılı değişimi öne çıkarır. Gerçek gelişim örüntüleri çoğu zaman bedenin, deneyimin ve çevrenin karşılıklı etkisiyle ortaya çıkar.

Kaynaklar

Adolph, K. E. ve Hoch, J. E. (2019). Motor development: Embodied, embedded, enculturated, and enabling. Annual Review of Psychology, 70, 141–164. https://doi.org/10.1146/annurev-psych-010418-102836

De Houwer, J., Barnes-Holmes, D. ve Moors, A. (2013). What is learning? On the nature and merits of a functional definition of learning. Psychonomic Bulletin & Review, 20, 631–642. https://doi.org/10.3758/s13423-013-0386-3

Institute of Medicine ve National Research Council. (2015). Transforming the workforce for children birth through age 8: A unifying foundation. The National Academies Press. https://doi.org/10.17226/19401

Riser, D., Spielman, R. M. ve Biek, D. (2024). Lifespan development. OpenStax. https://openstax.org/details/books/lifespan-development