Modül 01 · Klinik Psikolojiyi Bilimsel Olarak İncelemek

← Modül 01 · Klinik Psikolojiyi Bilimsel Olarak İncelemek

Psikall Anlatısı

Kanıta Dayalı Psikolojik Uygulama Nedir?

~6 dk okuma

Kanıta dayalı uygulama bazen klinisyenin bir listeden tanıya uygun tedaviyi seçmesi ve kılavuzu aynen uygulaması biçiminde anlaşılır. Başka bir uçta ise her insan benzersiz olduğu için araştırmanın klinik görüşmede pek işe yaramayacağı savunulur. İki yorum da eksiktir. Araştırma olmadan bir yöntemin yararını kişisel izlenimden ayırmak güçtür; kişinin koşullarını ve tercihlerini hesaba katmayan bir araştırma sonucu da uygulanabilir bir karara dönüşmez.

American Psychological Association Presidential Task Force on Evidence-Based Practice (2006), kanıta dayalı psikolojik uygulamayı en iyi ulaşılabilir araştırmanın klinik uzmanlıkla, kişinin özellikleri, kültürü ve tercihleri bağlamında bütünleştirilmesi olarak tanımlar. Bu tanım bir tedavi markası değil, karar verme sürecidir.

Tablo 1. Kanıta dayalı uygulamanın üç bileşeni

BileşenTemel katkıYanlış anlaşıldığında ortaya çıkan sorun
En iyi ulaşılabilir araştırmaSeçeneklerin yarar, zarar, belirsizlik ve uygulanabilirliği hakkında sistematik bilgiTek bir çalışma veya popüler yaklaşım bütün kanıt sanılır.
Klinik uzmanlıkSoruyu tanımlar, uygun değerlendirme yapar, kanıtı yorumlar, süreci izler ve sınırları yönetirKişisel deneyim kanıtın yerine geçirilir.
Kişinin özellikleri, kültürü ve tercihleriHedefi, anlamı, kabul edilebilirliği ve gerçek yaşam koşullarını belirlerTercih sorulmadan karar verilir ya da tercih etkisiz bir uygulamayı kanıt saymak için kullanılır.

Bu bileşenler bir oylama sistemi değildir. Örneğin ciddi bir zarar olasılığı bulunduğunda popülerlik veya tercih güvenlik kanıtının yerini alamaz. Birden fazla makul ve etkili seçenek olduğunda ise kişinin değerleri ve yaşam koşulları seçimde daha belirleyici olabilir.

En iyi araştırma kanıtı tek bir yöntem demek değildir

Kanıtın en iyi olması, soruya en uygun ve yöntemsel olarak en güvenilir bilgi olmasıdır. Müdahalenin nedensel etkisi için iyi yürütülmüş randomize kontrollü çalışmalar ve bunların sistematik derlemeleri güçlü olabilir. Nadir zararları veya uzun dönem sonuçlarını anlamak için büyük gözlemsel veri gerekebilir. Bir hizmetin neden kabul edilmediğini anlamak için nitel araştırma, ölçümün kişi içinde nasıl değiştiğini görmek için yoğun zaman serileri, uygulamanın kurumda sürdürülebilirliğini değerlendirmek için uygulama araştırmaları gerekebilir.

Çalışmaların sayısı tek başına yeterli değildir. Örneklemin kimlerden oluştuğu, karşılaştırma koşulu, sonuçların nasıl ölçüldüğü, kayıp veriler, seçici raporlama, etki büyüklüğü, belirsizlik aralığı, çıkar çatışması ve bağımsız tekrarlar değerlendirilmelidir. İstatistiksel olarak anlamlı bir farkın kişi için önemli olduğu varsayılamaz; ortalama yarar da herkesin yararlanacağı anlamına gelmez.

Tackett vd. (2019), klinik psikolojik bilimde tekrarlanabilirlik, yöntemsel açıklık ve kanıt kalitesinin geliştirilmesi gerektiğini vurgular. Bu nedenle kanıta dayalı sözü bir güven damgası değil, kanıtın nasıl üretildiğini sürekli sorgulama yükümlülüğüdür.

Desteklenmiş tedavi ile kanıta dayalı uygulama aynı değildir

Tablo 2. İki ilgili fakat farklı kavram

KavramYanıtladığı soruKapsamı
Ampirik olarak desteklenmiş tedaviBelirli bir müdahale, belirli bir sorun için araştırma ölçütlerini karşılıyor mu?Müdahale–sorun eşleşmesine ilişkin kanıt durumu
Kanıta dayalı psikolojik uygulamaBu kişi için, bu bağlamda, mevcut seçenekler arasında nasıl karar verilmeli?Araştırma, uzmanlık, değerlendirme, kültür, tercih, kaynak, risk ve izlem

Desteklenmiş bir müdahale kanıta dayalı kararın önemli girdilerinden biri olabilir; fakat tek başına bütün kararı vermez. Araştırmadaki katılımcılar kişiye benziyor mu, müdahale erişilebilir mi, kişi hangi sonuçları önemsiyor, eşlik eden sorunlar ve fiziksel durumlar var mı, uygulayıcı yöntemde yetkin mi ve ilerleme nasıl izlenecek soruları ayrıca ele alınır.

Tersine, esneklik kanıttan bağımsızlık değildir. Bir yaklaşımı kişiye uyarlamak, etkili olduğu düşünülen temel süreçleri rastgele bırakmak veya doğrulanmamış uygulamaları kişiselleştirme adıyla eklemek anlamına gelmez. Uyarlamanın nedeni, hedefi ve sonucu açık olmalıdır.

Klinik uzmanlık ne yapar?

Klinik uzmanlık, hangi tekniğin daha çok sevildiğinden ibaret değildir. Başvuru sorusunu netleştirme, güvenilir değerlendirme yapma, ilgili araştırmayı bulup eleştirel okuma, kişinin koşullarıyla eşleştirme, seçenekleri anlaşılır biçimde açıklama, terapötik ilişkiyi kurma, kültürel anlamları araştırma, değişimi ve zararı izleme, işe yaramayan planı değiştirme ve yeterlik sınırında yönlendirme görevlerini içerir (American Psychological Association, 2021).

Uzmanlık yanılmazlık değildir. Klinik yargının kalitesi düzenli geribildirim, ölçüm, meslektaş görüşü, süpervizyon ve sürekli eğitimle güçlenir. Klinisyenin kendi değerleri ve teorik bağlılıkları hangi bilgiyi fark ettiğini etkileyebilir. Bu etkileri tümüyle ortadan kaldırmak mümkün olmasa da karar gerekçesini görünür kılmak ve alternatifleri tartışmak yanlılığı azaltabilir.

Kişi kararın konusu değil, ortağıdır

Kişinin tercihlerini dikkate almak yalnızca hangi terapi adını istediğini sormak değildir. İnsanlar değişim hedefleri, görüşme biçimi, aile katılımı, dil, zaman, maliyet, mahremiyet, dini veya kültürel anlamlar, ilaç ve psikoterapiye yaklaşım, yan etkilere tolerans ve kabul edilebilir belirsizlik bakımından farklılaşabilir. Tercihler sabit de değildir; seçenekler hakkında anlaşılır bilgi edindikçe değişebilir.

Ortak karar verme, profesyonel ile kişinin seçenekleri, yararları, zararları ve belirsizlikleri birlikte değerlendirerek bakım kararına ulaşmasıdır (National Institute for Health and Care Excellence, 2021). Bu süreç klinisyenin sorumluluğunu kişiye devretmez. Profesyonel kanıtı saklamadan ve yönlendirmeden açıklamak, güvenliği gözetmek ve etkisiz ya da zararlı seçeneği onaylamak zorunda olmadığını açıkça belirtmekle yükümlüdür. Kişi de yaşantısı, hedefleri ve kabul edebileceği yükler hakkında benzersiz bilgi taşır.

Çocuklar, karar kapasitesi sınırlı kişiler veya zorlayıcı kurum koşullarında ortak karar farklı düzenlemeler gerektirir. Yasal temsil, gelişim düzeyine uygun katılım ve mümkün olan en yüksek özerklik birlikte düşünülmelidir. Güç asimetrisi yok sayılmamalı; onam bir form imzasına indirgenmemelidir.

Tablo 3. Bir kılavuzu kullanmak ve kılavuza teslim olmak

Sağlam kullanımSorunlu kullanım
Kılavuzun tarihi, hedef grubu, kanıt yöntemi ve öneri gücü incelenir.Öneri, bağlamdan bağımsız evrensel kural sayılır.
Önerinin dayandığı yarar, zarar ve belirsizlik kişiye açıklanır.Yalnız önerinin adı söylenir; seçenekler görünmez kalır.
Kişinin eşlik eden durumları, kültürü, tercihleri ve kaynakları değerlendirilir.Araştırma örneklemine uymayan kişi zor vaka olarak etiketlenir.
İzlem yapılır ve beklenen sonuç yoksa plan yeniden değerlendirilir.Kılavuza uyulduğu için sonuç otomatik olarak iyi kabul edilir.
Yerel hizmet olanakları ve eşitsizlikler hesaba katılır.Erişilemeyen seçenek teorik olarak sunulup sorumluluk kişiye bırakılır.

Kılavuzlar çok sayıda araştırmayı karar verilebilir önerilere dönüştürür; bu nedenle değerlidir. Fakat kılavuzlar hazırlandıkları tarihin, sağlık sisteminin ve kanıt boşluklarının ürünüdür. Farklı kılavuzlar aynı konuda farklı öneriler verebilir. Güncellik, çıkar çatışması yönetimi ve önerinin hangi gruplara dayandığı kontrol edilmelidir.

Kültür ve eşitsizlik sonradan eklenen değişkenler değildir

Belirti anlatımı, yardım arama, aile rolü, mahremiyet, iyi oluş ve tedaviden beklenenler kültürel anlamlarla biçimlenir. Dil, göç deneyimi, engellilik, toplumsal cinsiyet, ırksallaştırma, ekonomik kaynaklar ve ayrımcılık da hizmete erişimi ve müdahalenin uygulanabilirliğini etkiler. Kanıta dayalı uygulamada kültür, standart yöntemin kenarına eklenen bir uyarlama kutusu değil; değerlendirme ve kararın başlangıcından itibaren incelenen bağlamdır.

Araştırmada az temsil edilen gruplar için kanıtın daha belirsiz olması, bu kişilerin bakım dışı bırakılmasını haklı çıkarmaz. Belirsizlik açıkça belirtilir; daha yakın kanıtlar, kişinin hedefleri, uzman görüşü ve yoğun sonuç izlemi birlikte kullanılır. Aynı zamanda kanıt boşluğunun nedeni bireyde değil, araştırma ve hizmet sistemindeki temsil eksikliğinde aranır.

Örnek: Aynı ortalama etki, farklı karar

Örnek vaka

İki psikolojik müdahalenin araştırmalarda benzer ortalama yarar gösterdiğini düşünelim. Birinci seçenek daha sık görüşme ve ev çalışması gerektiriyor; ikinci seçenek daha uzun sürüyor ancak kişinin çalışma düzenine daha uygun. Kişi geçmişte ilk seçeneğin bazı uygulamalarını yararsız bulmuş ve bakım sorumluluğu nedeniyle haftada birden fazla görüşmeye katılamıyor olabilir.

Örnek vaka

Kanıta dayalı karar yalnızca en yüksek ortalama etkiyi aramaz. Kanıt kalitesi, beklenen yarar ve zarar, kişinin hedefleri, zaman ve maliyet, önceki deneyim, uygulayıcının yeterliği ve izlem planı birlikte değerlendirilir. Makul seçenekler arasında kişinin tercihi kararın merkezinde olabilir. Başlangıç seçimi kesin kader değildir; sonuç ölçülür ve gerektiğinde ortaklaşa değiştirilir.

Kısa inceleme: Kanıta dayalı etiketini çözümlemek

Bir müdahale hakkında “bilimsel olarak kanıtlanmış” ifadesiyle karşılaştığınızı düşünün. Şu soruları sorun:

1. Hangi sorun ve hangi sonuç için desteklenmiş?

2. Kanıt kaç çalışma ve hangi araştırma tasarımlarından geliyor?

3. Katılımcılar kimler; kimler dışarıda kalmış?

4. Yararın büyüklüğü, belirsizliği, zarar ve bırakma oranları nasıl?

5. Müdahale bu kişinin hedefleri, kültürü, tercihleri ve kaynaklarıyla uyuşuyor mu?

6. Beklenen sonuç oluşmazsa bunu nasıl fark edeceğiz ve ne yapacağız?

Bu sorular bir tedaviyi seçmek için değil, kanıt iddiasını açık ve denetlenebilir hâle getirmek içindir.

Kanıta dayalı uygulama bir liste değil, hesap verebilir karar sürecidir

Bölüm özeti

Kanıta dayalı psikolojik uygulama, en iyi ulaşılabilir araştırmayı klinik uzmanlıkla ve kişinin özellikleri, kültürü ve tercihleriyle bütünleştirir. Araştırma seçeneklerin olası sonuçlarını gösterir; uzmanlık doğru değerlendirme ve uygulamayı sağlar; kişi ise hedeflerin ve kabul edilebilir bakımın ne olduğunu belirleyen ortaktır.

Bölüm özeti

Bu yaklaşım ne kılavuz karşıtıdır ne de kılavuza körü körüne bağlıdır. Kanıtın kalitesini ve aktarılabilirliğini sorgular, belirsizliği açıklar, ortak karar verir ve sonucu izler. Bir yöntemin kanıta dayalı olup olmadığını söylemek için yalnızca semptomların azalıp azalmadığına bakmak da yeterli değildir. Sıradaki parçada tedavi araştırmalarında belirtiler, işlevsellik, yaşam kalitesi, kişisel hedefler, zararlar ve uzun dönem sonuçların nasıl ölçüldüğünü inceleyeceğiz.

Bölüm özeti

---

Kaynaklar

American Psychological Association. (2021). Evidence-based psychological practice in health care. https://www.apa.org/about/policy/psychological-practice-health-care.pdf

American Psychological Association Presidential Task Force on Evidence-Based Practice. (2006). Evidence-based practice in psychology. American Psychologist, 61(4), 271–285. https://doi.org/10.1037/0003-066X.61.4.271

National Institute for Health and Care Excellence. (2021). Shared decision making (NICE Guideline NG197). https://www.nice.org.uk/guidance/ng197

Tackett, J. L., Brandes, C. M., King, K. M. ve Markon, K. E. (2019). Psychology’s replication crisis and clinical psychological science. Annual Review of Clinical Psychology, 15, 579–604. https://doi.org/10.1146/annurev-clinpsy-050718-095710

Ek okuma Kanıta dayalı psikolojik uygulamanın temel çerçevesi

APA görev gücü raporu araştırma, klinik uzmanlık ve kişinin özellikleri, kültürü ve tercihlerini aynı karar düzeninde ele alır. Belgenin amacı yalnızca tedavileri sıralamak değil, psikolojik uygulamanın kanıtla nasıl hesap verebilir ilişki kuracağını açıklamaktır.

American Psychological Association Presidential Task Force on Evidence-Based Practice. (2006). Evidence-based practice in psychology. American Psychologist, 61(4), 271–285. https://doi.org/10.1037/0003-066X.61.4.271